BIY AD

Bench'in Arkasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bench'in Arkasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2009 Cuma

Gelen Maillere Cevap

Malumunuz blogda Alperen Kaplan, fakir kulunuz, uzunca bir süredir ya hiç yazmamakta, ya da çok az yazmakta. Bu konu ile ilgili olarak niye yazmadığıma dair aldığım maillere toplu bir yanıtı buradan vermiş olayım. Bu sene ÖSS'ye girecek olmam nedeniyle bir hayli yoğun günler geçirmekteyim; inanır mısınız eve dahi uğrayamıyorum hafta içi. ÖSS'nin ismi değişti gerçi, ÖSYM ci amcalar kızmasın diye YGS-LYS'ye gireceğimiz için yazamıyorum diyeyim.

Haziranın 27'sine kadar bu şekilde devam edeceğiz sanırım; o vakit geçtikten sonra tekrar sizlerle sık sık görüşeceğiz İnşallah. O güne kadar biz ne yapacağız derseniz; birbirinden kaliteli yazarlarla Bench'in Arkası yayın hayatına devam edecek. Neredeyse blog kuruldu kurulalı benimle birlikte olan ve burayı boş bırakmayan, sağolsun, Ferhat Yeşiltaş'ın yanına; Sarayın Sultanları blog, ve TBL Resmi Sitesi'nden Çağlar Torun'u dahil ederek daha iyi bir yazar kadrosuna sahip olmuş bulunuyoruz. Bir süre sonra Çağlar Abi de forumda yazmaya başlayacak, haberiniz ola diyelim.

Hasılı, Bench'in Arkası gördüğünüz üzere yoluna devam ediyor, nice Bench'in Arkası ile dolu günlere...

26 Mayıs 2009 Salı

Şükür Kavuşturana

Evet, dönebildim Ankara'dan. Maçı seyrediyorum,molada yazayım dedim. Maç bitişi de yatarım sanırım çok yorgunum. Artık yarın geri dönüşümüzü yapar yazılarımıza başlarız. Mustafa Özben röportajını yaptık bu arada. Yarından sonraya hazırlayabiliriz herhalde... :)

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Şablon Değişikliği ve Genel Bir Değerlendirme

Daha önceki temamızla alakalı olarak şikayetler alıyorduk. Genel manada insanın gözünü yorduğundan şikayet ediliyordu. Biz de daha light olan bu temaya geçiş yapalım dedik. Bu tür değişiklikler çok da hoş değil elbette,farkındayız fakat sizlerin görüşleri de önemli. Bu şablon değişikliği mesajı ile birlikte bugüne kadar yapıp ettiklerimizden de genel manada bahsedelim istiyorum ben.

Bir arkadaşım önermişti blog yazmamı. İlk olarak pek sıcak bakmamıştım, gelip geçici bir heves olacağından korkmuştum ne yalan söyleyim. Hatta blogu açtıktan sonra bir süre kendi blogumda yazmayıp o arkadaşımın bloguna takılmıştım. Sınır Tanımayan Blog'dan bahsediyorum o arkadaşım derken. O blogda birkaç yazı yazıp, bu işin zevkini yakaladığım zaman kendi blogumu artık faaliyete geçirmem gerektiğine karar verdim. Bunu yaparken de beni en fazla etkileyen olaylardan bir tanesi o sıralar henüz kendisi ile tanışma şerefine nail olamadığım abim, Salsa Anıl'ın blogundaki güzel gelişmeler olmuştu. Ben de bu işi yaparım deyip çıktım yola. Sonrasında Ferhat Abi'ye teklifte bulundum, blogu birlikte götürelim dedim. Hay hay dedi, o da katıldı bana sağolsun.

Aradan iki buçuk ay geçti sanırım,şöyle bir bakıyorum da çok fazla hakkını verememişim buranın kendi adıma. Bunda son 50 gecenin sadece 15 inde kendi yatağımda uyumuş olmamın da etkisi var sanırım. Bu hafta sonu Ankara'ya gitmeyince Ankara'daki tanıdıklarım takılmaya başladılar,üç gün gecikiyorsun hayırdır birşey mi oldu gibilerinden. Haklı adamlar son üç hafta sonu kimi zaman öncesiyle kimi zaman da sonrasıyla beraber Ankara'da idik. Bu hafta sonu da İzmir'e gitmemiz gerekli idi, dedim ki ben de derman kalmadı, gidemem. Zar zor ikna olmuştum ki gitmeye o iş iptal oldu, ben de burada kaldım. Zannetmeyin ki rahat ediyorum, perşembe yine ayrılıyorum Konya'dan... Ferhat Abi'yi ziyaret edeceğiz bakalım, hayırlısı. :)

Yukarıdaki fakir edebiyatında da anlatmaya çalıştım hedeflerimizin bir kısmını niye gerçekleştiremediğimizi. Ben isterim ki her TBL maçını arkasından şöyle güzel bir yorum yapayım iki-üç paragraf da olsa. Yahut iki haftada bir yeni bir genç yetenekler yazı dizisini güncelleyim , yeni yazı dizileri ekleyelim, analizler ağırlıkta olsun falan filan. Bu sıralar hedef tecrübe kazanmak diyebilirim zaten. Öte yandan yaptıklarımıza farklı bir açıdan baktığımızda da kendimizi başarılı buluyorum. Aynı tarihlerde açıldığımız, bizden dört-beş kat daha fazla güncelleme yapan bloglara bakıyorum da... Bu da iyi şeyler de yaptığımızın göstergesi sanırm, öyle çok fazla tanıtım derdimiz de olmadı üstelik.

Hasılı, eksiklerimiz de iyi yaptığımız işlerimiz de oldu bugüne kadar. Basketbol sevgimizi ifade etmek için çıktığımız bu yolda hatalarımızı mazur görmenizi diliyoruz. Umarım gelecek günlerde daha iyiye hep birlikte ulaşabiliriz. Her ne kadar Bench'in Arkası'ndan bizi kovsalar da gerçek hayatta,biz de Bench'in İçerisinden alırız bilgileri ve size ulaştırırız,ne farkeder. :)