BIY AD

Polonya 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polonya 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2009 Salı

EuroBasket 2009'un Ardından..

İspanya'nın finalde genç Sırbistan'ı 85-63 ile geçerek şampiyonluğa ulaştığı EuroBasket 2009'un ardından; ödüller ve istatistikler üzerinde biraz duralım istedim bu yazımda..

MVP ödülü, İspanya'nın şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan ve bu ödülü fazlasıyla hak ettiğini düşündüğüm Pau Gasol'e verildi. Yıldız oyuncu turnuvayı; 18.7 sayı, 8.3 ribaund, 1.2 asist ve 2.2 blok ortalamaları ile tamamladı. Pau, aldığı MVP ödülünün yanısıra bu istatistikler ile turnuvanın Sayı ve Blok Krallığı ünvanlarınıda kazanmayı başardı..
Turnuvanın en iyi beşi ise; Rudy Fernandez (İspanya), Erazem Lorbek (Slovenya), Vasileios Spanoulis(Yunanistan), Pau Gasol (İspanya) ve Milos Teodosic (Sırbistan) olarak belirlendi. Turnuvada ayrıca; En iyi Oyun Kurucu Vasileios Spanoulis (Yunanistan), En iyi forvet Erazem Lorbek (Slovenya), En İyi pivot Pau Gasol (İspanya) ve En iyi coach Dusan Ivkovic (Sırbistan) olarak açıklandı.. Turnuvanın en iyi ikinci beşi; Juan Carlos Navarro (İspanya), Hidayet Türkoğlu (Türkiye), Ersan İlyasova (Türkiye), Marijonas Petravicius (Litvanya) ve Marcin Gortat (Polonya) olarak belirlenirken, turnuvanın en iyi üçüncü beşi ise; Tony Parker (Fransa), Roko-Leni Ukic (Hırvatistan), Kelly McCarty (Rusya), Lior Eliyahu (İsrail), Nenad Krstic (Sırbistan) olarak açıklandı..

Turnuvanın en skorer takımı; 9 maçta toplam 718 sayı ile 79.8 ortalama tutturan şampiyon İspanya olurken, toplam 683 sayı ile 75.9 ortalama yakalayan Yunanistan ikinci, toplam 680 sayı ile 75.6 ortalama yakalayan Sırbistan ise üçüncü sırada yer aldı.. Turnuvanın en az sayı yiyen ekibi ise büyük bir farkla Fransa oldu. Fransa 66.8 ortalama sayı yerken, ikinci sırada yer alan İspanya 68.9 ve üçüncü sıradaki Slovenya 69.0 ortalamaları tutturdular.. İki sayılık atış yüzdesinde İspanya %53.6 isabet oranıyla zirvede yer alırken, Litvanya %53.3 ile ikinci, Yunanistan %53.0 ile üçüncü oldu. Üç sayılık atış yüzdesinde Hırvatistan %40 ile ilk sırada yer alırken, Rusya %39.9 ile ikinci, Almanya %39 isabet oranıyla üçüncü sırada yer aldı. Turnuvada en iyi yüzde ile serbest atış atan ekibi ise Sırbistan oldu. %77 ile serbest atan Sırpları yine aynı ekolden, %76.1 ile Slovenya ve %72.2 ile Hırvatistan takip etti.. Ribaundlarda ise maç başına 37.2 ortalama tutturan Yunanistan birinci sırada yer alırken, Polonya 37 ribaund ile ikinci, İspanya 36.4 ribaund ile üçüncü sırada yer aldı. Asist ortalamasında ise İspanya zirveyi kimseye bırakmadı. Maç başına 17.3 asist ortalaması yakalayan matadorları, 17.2 asist ile Polonya ve 16.1 asist ile Sırbistan takip etti. Maç başına 8.1 top çalan İspanya bu istatistiktede zirvede yer alırken, Yunanistan 7.7 top çalma ile ikinci, Sırbistan 7.6 top çalma ile üçüncü sırada yer aldı..

Oyuncu istatistiklerinde de yine İspanyolların üstünlüğü göze çarpıyor. En skorer oyuncu 18.7 sayı ortalaması ile Pau Gasol olurken, ikinci sırada 17.8 sayı ile Tony Parker, üçüncü sırada ise 16.4 sayı ile Sloven Erazem Lorbek yer aldı.. İki sayılık atış yüzdesinde Litvanyalı Marijonas Petravicius %67.5 ile birinci sırada yer alırken, Ömer Aşık %66.7 ile ikinci, Pau Gasol ise %66.3 ile üçüncü sırada yer aldı. Üç sayılık atış yüzdesinde ise bir diğer Litvanyalı Jonas Maciulis %58.8 ile birinci olurken, milli takımımıza karşı 7/11 isabet oranıyla oynayan Rus Vitalii Fridzon %58.6 ile ikinci ve Alman Lucca Staiger %57.1 ile üçüncü sırada yer aldı. Serbest atışlarda ise Rudy Fernandez %88 ile birinci sırada yer aldı. Milos Teodosic %84.2 ile ikinci, Dimitry Sokolov ise %83.3 ile üçüncü sırada yer aldı. Ribaund ortalamasında ise Marcin Gortat 10.8 ile birinci sırada yer alırken, Pau Gasol 8.3 ile ikinci, Erazem Lorbek 7.4 ile üçüncü sırada yer aldı. Asist ortalamasında ise Sırp guard Milos Teodosic maç başına 5.2 asist ile birinci sırada yer aldı. Anton Ponkrashov 4.9 asist ile ikinci, David Logan ise 4.5 asist ile üçüncü sırada yer aldı. Maç başına 2.1 top çalan Rudy Fernandez bu istatistikte zirveyi kimseye bırakmazken, Tony Parker 1.8 top çalma ile ikinci, Ksistof Lavrinovic ise 1.7 top çalma ile üçüncü sırada yer aldı. Bloklarda ise maç başına 2.2 ortalama tutturan Pau Gasol'ün ardından, 2.0 blok ortalama ile Marcin Gortat geldi..

Milli takımımız adına en skorer oyuncu 16.1 sayı ortalaması ile Ersan İlyasova oldu. Ömer Aşık 12.8 sayı ile ikinci, Hidayet ve Ender 9.8 sayı ortalaması ile üçüncü sırayı paylaştılar.. Ömer Aşık %66.7 isabet oranıyla iki sayılık atışlarda 12 Dev Adam'ın en başarılı ismi olurken, Ersan İlyasova ise %44.8 isabet oranıyla üç sayılık atışlarda en başarılı oyuncumuz oldu. Serbest atışlarda ise 18/20 isabet oranıyla %90 ile Ersan ve Ender zirvede yer aldılar. Ömer Aşık 57 ribaund, Kerem Tunçeri ise 33 asist ile bu istatistiklerde öne çıkan isimlerdi. Bu arada millilerimiz oynadıkları 9 maçta rakip potalara maç başına ortalama 74.7 sayı bırakırken, kendi potasında ise ortalama 72.1 sayı gördü. Bu arada ilginç bir anekdot ise; klasman maçında potamıza 16/24 isabet oranı ile 16 üç sayılık basket atan Rusya, turnuvada bir maçta en fazla üç sayılık atan takım olmayı başardı..

18 Eylül 2009 Cuma

EuroBasket'te "Dev" Gün..

EuroBasket 2009'da çeyrek finalin ikinci gününde 12 Dev Adam ile birlikte dev heyecan yaşamaya hazırız. Rakip; turnuvanın en skorer ekiplerinden olan güçlü Yunanistan. Millilerimiz bu zorlu mücadeleyi kazanıp yarı finalde İspanya'nın rakibi olmaya çalışacak..

İlk olarak günün diğer maçına değinelim biraz. Millilerimizi son anda mağlup etmeyi başaran ve F grubunu zirvede bitiren Slovenya ile aynı ekolün bir diğer temsilcisi Hırvatistan, yarı finalde ekolün en köklü ekibi Sırbistan'a rakip olmak için mücadele edecekler. Tek mağlubiyetlerini İspanya'dan alan Slovenler, grup maçlarında Sırbistan'ı da farklı mağlup etmeyi başarmışlardı. Slovenlerin başarısındaki en önemli etken hiç kuşkusuz yıldız guardları Jaka Lakovic'in göstermiş olduğu performans. Tecrübeli guard; 15.3 sayı ve 3.8 asist ortalamaları ile takımının en önemli skor opsiyonu konumunda. Ayrıca üç sayılık atışlarda 22/41 gibi önemli bir istatistik yakalamış durumda. Slovenlerin diğer önemli hücum opsiyonları ise 14.0 sayı ortalaması ile oynayan Erazem Lorbek ve 11.8 sayı ortalaması ile oynayan Bostjan Nachbar. Sakatlığı sebebiyle turnuva genelinde pek fazla forma giymeyen Matjaz Smodis'in bu önemli maçta kritik anlarda sahada olması bekleniyor. Slovenlerin en önemli hücum silahı ise dış şutlar. Turnuvanın en çok üç sayılık atış kullanan ekiplerinden olan Slovenya, yüksek yüzdesi ile de dikkat çekiyor. Hırvatistan'ın buna özel önlem alması şart bu karşılaşmada. Hırvatistan cephesine bakarsak, en skorer isim 12.5 sayı ortalaması ile oynayan Marko Popovic. Takımın diğer guardı Roko-Leni Ukic ise 11.7 ortalama ile ikinci en skorer isim durumunda. Hırvatlar için bu maçın anahtarı rakibine göre çok daha alternatifli olan uzun rotasyonunu etkin kullanmada geçiyor. Çünkü Brezec dışında (genelde potaya yüzü dönük oynayan Erazem Lorbek'i saymazsak) pivot özelliklerine sahip salt bir 5 numarası olmayan Slovenlere karşı; Kasun, Nicevic, Prkacin, Loncar ve Vujcic gibi beş önemli pivot rotasyonu bulunan Hırvatlar daha avantajlı görünüyor. Fakat bu oyuncularında, şutör Sloven uzunlarını yüksek post bölgesinde takip etmeside bir o kadar zor görünüyor. Tahminime göre Slovenler turnuva boyunca yakaladıkları şut yüzdesini bu maça da taşırlarsa sahadan galibiyetle ayrılacaklardır. Ama şutların girmediği bir günde, iş pota altı sayılarına kalırsa Hırvatlar daha ağır basabilir. Fakat turnuva boyunca Planinic, Kus gibi yıldızlarından beklenen performansı bir türlü alamayan Hırvatistan'ın turu geçmesi için Lakovic'i oyundan düşürmekten başka çaresi yok. Yinede rakibine göre daha formda olan Slovenlerin yarı finale de Hırvatistan'a oranla bir adım daha yakın olduğunu söyleyebilirim..

Ve gelelim bizim için turnuvanın bugüne kadarki en önemli maçına. Millilerimiz yarı finale çıkmak için turnuvanın en ters takımlarından Yunanistan'ı elemek zorunda. Ters diyorum çünkü gününde olduklarında inanılmaz işler yapan isimler var. Özellikle; 15.7 sayı ortalaması ile oynayan Vasileios Spanoulis ve 10.4 sayı ortalaması ile oynayan Ioannis Bourousis'e özel önlem almak şart mutlaka. Güçlü fiziği ile genç pivotlarımızı zorlaması muhtemel olan Sofoklis Schortsanitis ise her ne kadar 11.7 sayı ortalaması tutturmuş olsa da, eksik fundemental'i yüzünden yapacağı fauller ve hatalar ile pek sahada kalmaması muhtemel isimlerin başında geliyor. Yunan ekibinde Antonios Fotsis ve Efstratios Perperoglou dış şutları iyi olan isimler. Savunmada muhtemelen Hidayet ve Ersan ile savunacağımız bu iki oyuncuya boş şut imkanı vermemek gerekiyor. Tecrübeli guardları Nikolaos Zisis 2/13 üç sayı oranı ile felaket bir yüzde tuttursa da etkili penetreleri ile ekibimize sorun olabilecek bir isim. Savunmacılarımızın gerekirse onun şutunu riske ederek tek silahı olan penetresini bir adım geriden savunarak engelleme yoluna gidebilirler. Her iki ekibinde istatistikleri çok yakın olduğundan ve maçın önemini düşünürsek başabaş geçmesi muhtemel bir oyun izleyebiliriz.
Millilerimizde ise; 17.3 sayı ortalaması ile harika bir turnuva geçiren Ersan İlyasova yine en önemli skor opsiyonumuz olacak. Rakibimize oranla daha ağır bastığımız pota altı rotasyonunda ise; Ömer Aşık 11.8 sayı, Semih Erden 5.5 sayı, Oğuz Savaş ise 5.0 sayı ortalaması yakaladılar. Ekibimizin sonuca gitmesindeki en önemli parça ise yine Hidayet olacak. Sakatlıklar yüzünden son maçlarda pek verimli olamayan ve 9.7 sayı ortalaması ile dördüncü en skorerimiz olan yıldız oyuncumuzun fizik olarak kendisinden daha zayıf kalan Yunanistan 3 numaralarına karşı sık sık sırtı dönük oyunu denemesi faydalı olacaktır. Hücumdaki en önemli silahımız ise çok çabuk faul problemine giren Yunanistan uzunlarına karşı topu mümkün olduğunca içeriye indirmek olabilir diye düşünüyorum. Çünkü karşılıklı şuta dayanan bir oyunda maçı koparmak birazda şans ile mümkün olabilir sadece. Özellikle böyle etkili şutörleri olan bir takıma karşı baskılı savunma ile dış şut attırmamak en mantıklı seçim olacaktır. Her ne kadar iddia sistemi az bir farkla da olsa Yunanistan'ı bu maçta favori göstersede, ben ekibimizin bu maçtan galip ayrılacağını düşünüyorum. Tabi böylesine yakın güçteki kadroların karşılaşmasında coach faktörüde önemli bir detay hiç kuşkusuz. Umarız bu heyecan fırtınasından bizi mutlu edecek bir sonuçla ayrılabiliriz. Ben 12 Dev Adam'ın galibiyete daha yakın olduğunu ve belki son bölüme, hatta olası bir uzatma bölümüne kadar çekişme olsa da ekibimizin yarı finale adını yazdıracağını tahmin ediyorum..

17 Eylül 2009 Perşembe

EuroBasket 2009'da Çeyrek Finalin İlk Ayağı..

Polonya'da devam eden EuroBasket 2009'da ikinci tur grup maçları tamamlandı ve çeyrek finale kalan sekiz takım belirlendi. İkinci tur gruplarını ilk dört sırada tamamlayan ekipler çeyrek final bileti alırken, çeyrek final maçlarıda turnuvaya ara verilmeden başlayacak..

Çeyrek finalin ilk maçında E Grubu ikincisi Rusya ile F Grubu üçüncüsü Sırbistan karşı karşıya gelecek. İki ekipte ikinci tur maçlarını 3 galibiyet 2 mağlubiyet ile tamamladı. Turnuvaya; Kirilenko, Holden, Khryapa gibi üç önemli yıldızından yoksun gelen Rusya, özellikle grup maçlarındaki inişli çıkışlı grafikleri ile dikkat çekti ve hatta grubu Yunanistan'ın bile önünde tamamlamaları büyük bir şans oldu onlar açısından bana göre. Ruslarda turnuva boyunca; 14.0 sayı ve 5.7 ribaund ortalaması ile oynayan tecrübeli forvet Kelly Mc Carty ile birlikte; 13.0 sayı ve 5.0 ribaund ortalaması ile oynayan 2.15'lik genç pivot Timofey Mozgov bu maçta da öne çıkabilecek isimler olarak görünüyorlar..
Sırbistan cephesinde ise herşeyden önce mücadele gücü yüksek genç isimler dikkat çekiyor. Turnuva boyunca genelde az atıp az yiyen Sırplar, milli takımımız karşısında da uzatma devresine kadar direnmeyi başarmışlardı. NBA patentli pivot Nenad Krstic 13.5 sayı ve 5.2 ribaund ortalamaları ile en dikkat çeken isim olurken, takımın oyun kurucusu Milos Teodosic ise 13 sayı ve 6.2 asist ortalamaları ile Sırbistan'ın parlayan diğer yıldızıydı. İstatistik olarakta birbirine çok yakın olan bu iki ekibin mücadelesininde denk ve sert geçeceği, bununla birlikte skorun az olacağı bir karşılaşmanın bizi beklediğini düşünüyorum. Şahsi fikrim ise daha dinamik ve disiplinli görünen Sırbistan'ın bu zorlu turu geçeceği yönünde. Hiç kuşkusuz Sırplar için en önemli handikap ise dün Litvanya ile son bölüme kadar başabaş giden çok zorlu bir maç yapmış olmaları ve bu maça hiç dinlenmeden çıkacak olmaları..

Çeyrek finalin ikinci maçında ise turnuvanın tek namağlup takımı olan Fransa ile kağıt üzerinde turnuvanın favorisi olarak gösterilen ama gruptan bile son anda çıkmayı başaran İspanya karşı karşıya gelecek. Beşte beş yaparak grup maçlarını tamamlayan Fransızlar adeta basketbolda atletizmin nasıl doğru kullanılacağını gösterir gibiler. Çoğu otoriteye göre Avrupa'nın en iyi oyun kurucusu olarak gösterilen Tony Parker önderliğinde önemli zaferlere imza atan ve NBA patentli oyuncuları ile turnuvanın en dikkat çeken takımı olmayı başaran Fransa'nın bu sefer işi hiç kolay değil. Her ne kadar turnuvaya kötü başlasalarda son maçlarda toparlanan ve Polonya karşısında eski günlere dönüşün sinyallerini veren İspanya kuşkusuz Fransa'nın bu maça kadar karşılaşacağı en güçlü rakip olacak. Fransa'da; 18 sayı ortalaması ile oynayan Tony Parker takımın hücumdaki en önemli parçası durumunda. Parker Fransa için o kadar önemli ki, takımın ikinci en skorer oyuncusu Portland'lı Nicolas Batum'un sayı ortalamasının sadece 9,7 olmasıda bu önemi açıkça gösteriyor. Tabi skorun Parker haricinde diğer oyuncular arasında hemen hemen eşit dağılımıda gözden kaçmıyor, bu da onların takım olarak iyi bir bütünlük içerisinde olduğunun en önemli göstergesi durumunda..
İspanya'da ise her zaman olduğu gibi iki önemli yıldız Pau Gasol ve Juan Carlos Navarro'nun skorda önderliği dikkat çekiyor. Pau Gasol 17.3 sayı ve 8.2 ribaund ortalamaları tuttururken, Navarro ise 14.7 sayı ortalaması tutturmayı başardı. Tecrübeli skorer ayrıca Polonya karşısında 7/9 üç sayı isabetiyle de, ki çoğu çok zor atışlardı, ne kadar önemli bir şutör olduğunu bir kez daha gösterdi. Ayrıca İspanyollar hemen hemen her istatistikte Fransızlarıda geride bırakmış durumdalar. Bu maç için en önemli faktör ise Parker-Gasol düellosundan kimin galip çıkacağı. Rakibin yıldızını durdurmayı başaran ekip denk geçmesi muhtemel olan bu karşılaşmadan galibiyetle ayrılmayı başaracaktır. Tabi İspanya'nın Polonya ve Litvanya maçındaki oyunu ile bu mümkün, yoksa turnuva geneli performanslarla Fransa'nın tura daha yakın olduğu aşikâr. Kişisel görüşüm bu maçında son bölüme kadar çekişmeli geçeceği yönünde. Her ne kadar Fransa'nın turu geçmesini istiyor olsam da, tahminim; hücum zenginliği daha fazla olan ve rakibine göre daha şutör bir takım olan İspanya'nın bu karşılaşmayı zor da olsa kazanacağı yönünde. Ama tabi unutulmaması gereken en önemli detay ise dün akşam Lodz'da Polonya ile karşılaşan İspanya'nın aynı gece yola çıkarak bugün Katowice'de bu maça çıkacak olması. Bu yorgunluğun takıma ne derece yansıyacağını, yansır ise sistemleri yüksek tempo olan Matadorların atletik Fransızlarla ne kadar baş edebilecekleri kestirilmesi güç bir durum. Olası bir uzatmada Fransa'nın işinin daha kolay olabileceğini düşünüyorum bu sebeplerle..

1 Eylül 2009 Salı

EuroBasket 2009'un Aranacak Yıldızları..

Polonya'da düzenlenecek EuroBasket 2009'da çeşitli sebeplerle ülkelerinin milli takımlarında yer alamayacak olan ve keşke olsalardı dediğim bazı oyuncularla ilgili şöyle ufak bir araştırma yaptım. Tabi daha aklıma gelmeyenler vardır ama ilk plânda yokluğu hissedilecek Avrupa'lı yıldızlar şöyle;

Mehmet Okur (Türkiye), Matjaz Smodis - Sasha Vujacic (Slovenya), Dirk Nowitzki (Almanya), Luol Deng (B.Britanya), Andrei Kirilenko - J.R. Holden (Rusya), Sarunas Jasikevicius - Darius Songaila - Ramunas Siskauskas - Arvydas Macijauskas (Litvanya), Dimitris Diamantidis - Theodoros Papaloukas - Nikos Hatzivrettas (Yunanistan), Gordan Giricek (Hırvatistan), Peja Stojakovic - Marko Jaric - Sasha Pavlovic - Vladimir Radmanovic - Darko Milicic (Sırbistan) ve tabi eski günlerini mumla arayan İtalya Milli Takımı..

Not: Listedeki bazı oyuncuların durumları henüz netlik kazanmadı ama çok büyük ihtimalle olmayacaklar. Oynama ihtimali daha yüksek olan İspanyol yıldız Pau Gasol'u da listeye eklemedim..