BIY AD

3 Eylül 2009 Perşembe

Avrupa Basketbol Şampiyonası'na Doğru {A Grubu}



HIRVATLAR İLK TURDA MAÇ KAYBETMEZ

Efes Cup'ta geçen hafta 12 Dev Adam'ı devirerek dikkat çeken Hırvatistan hem A Grubu'nun hem de turnuvanın favorisi. Bu performanslarını sürdürmeleri halinde şampiyonayı ilk 5'te bitirirler. İlk grupta maç kaybetmelerini beklemiyorum. Bir diğer avantajları da ikinci turdaki çapraz grupta B Grubu'ndan gelecek Rusya, Letonya, Fransa ve Almanya'yı altlarına alabilirler. İlk grubu 3 galibiyet ile geçerlerse, altılı 2. grubu da 1. veya 2. olarak bitirirler görüşündeyim. Bu da onlara çeyrek final için nispeten daha iyi bir eşleşme getirebilir.

Takıma baktığımızda; kısa-uzun dengesinin yerinde ve oyun disiplininin yüksek olduğunu görüyoruz. Kısalardan Ukiç oynadığı basketbol ve form durumuyla temel kısa konumunda. Milwaukee Bucks'ta geçirdiği bir sezon basketboluna çok şey katmış. Atması kadar adam eksiltip yanındakilere attırdığını da görüyoruz. Planinic ve Davor Kus kısa rotasyonunda takımın kozlarından. Hem tecrübeli hem de skor konusunda kapasiteli isimler. Aynı şekilde Marko Popovic de dikkat edilmediği gün, bu isimleri geçip rahatlıkla çift haneli skor yapabilecek nitelikte.

Uzunlara baktığımızda da hem tecrübe hem de basketbol bilgisi görüyoruz Hırvat takımında. Vujcic tam randımanla oynarsa büyük tehdit. Aynı şekilde ağır olmasına rağmen gerçek bir düşük post oyuncusu olan Nikola Prkacin de önemli bir isim. Top bu oyuncudayken dış adamların pozisyonu ve alanı daha da artıyor. Mario Kasun bu iki isimle beraber, hareketli oyunlarda etkili olan bir oyuncu. Sahada kalma süresi bence performansını etkileyecek en önemli etken. Nicevic daha ayağı çabuk ve dış şutu seven, yüksek posttan şut isabeti ve pası olan bir isim. Saymakla bitmiyor ama Loncar da sahada her zaman yer alabilecek bir oyuncu. Bunların hepsine baktığımızda kapasiteli ve derin bir kadro görüyoruz. Bu yüzden de Hırvatistan turnuvanın favorisi.

YUNANİSTAN BU KEZ BAŞARAMAZ

2005'in Avrupa şampiyonu Yunanistan, genel olarak turnuva takımıdır. Katıldığı her şampiyonada madalyaya aday olan Yunanistan sertlik dozajını yüksek tutan oyuncular grubuna sahip, güçlü bir savunma ekolüdür. Fakat ben bu turnuvada Yunan takımının çok parlak bir derece alabileceğini öngörmüyorum. Gerek son hazırlıklara ve oynadıkları basketbola bakınca, gerekse de takımdaki eksikleri düşününce bu tezim güçleniyor.

Diamantidis, Papaloukas ve Vassilopoulos kadroda olmayacak. Özellikle Diamantidis ve Papaloukas maçın sonucunu her an değiştirebilecek kısalar. Bence bu iki ismi çok ararlar bu turnuvada. Bu iki beyin oyuncunun yokluğunda Spanoulis taşıyıcı kısa olacak. Hem geçtiğimiz sezon oynadığı oyun hem de şu anki form durumu takım için önemli olan Spanoulis, skor konusunda da takımı rahatlatan isim. Yıldızların yokluğunda, Zisis kapasitesini sahaya koymak durumunda kalacak. Keza Fotsis de takım yapısında önemli role soyunacak. Takımın ana karakterleri konumunda olacak bu üç isim etkili olamazsa Yunanların turnuvanın sonunu görmesi hayli zor. Hatta ilk grupta Makedonya'nın altında kalırlarsa sürpriz olmaz.

MAKEDONYA SÜRPRİZ YAPABİLİR

Efes World Cup'ta final oynayarak herkesi şaşırtan Makedonlar, grubun sürpriz takımı. Son senelerde toparlanan bünyesine bir de devşirme oyuncu katan Makedonya artık belli bir düzeye erişti. Belli düzeyde basketbol oynayan, maçı bırakmadan kendi doğrularını yansıtan bir takım Makedonya. Bence ilk grupta Hırvatistan ve Yunanistan'ın arasına girip diğer tura avantaj taşıyabilirler. Yunanistan'la oynayacakları açılış maçı Makedonların durumunu belirler. Yunanistan'ı yenebilecek durumda gözüküyorlar. Kadroya baktığımızda Jeremiah Massey, sayı ve ribaunt konusunda takımın lideri durumunda. Stefanov tanıdık ve tecrübeli bir oyuncu. Todor Gecevski ve Pero Antic, Stefanov ile birlikte takımın etkin oyuncuları. Tahminimce grupta Yunanistan ile çekişecekler. Hırvatlara kaybeder gibi gözükmekle beraber gerek turnuva ortamında gerekse de ilk 2 maçı kazanmaları halinde Hırvatları da zorlayabilirler. Grubu 2. bitirmeleri sürpriz olmaz.

İSRAİL, GRUBUN EN ZAYIF HALKASI

Grubun bana göre zayıf halkası İsrail. Zayıf derken diğer takımlardan düşük kapasiteli, tamamen 2-3 oyuncunun günlük performansına bağlı bir ekip görünümündeler. Benim onları grupta koyacağım sıra 4.lük. Oyun kurucu Mekel turnuvanın genç yıldız adaylarından olabilir. Bunun yanında Halperin ve Burstein ikilisi takımın bel kemiği. Bu iki oyuncunun skora vereceği destek İsrail'in maç kazanmasında rol oynar. İsrail'in maç kazanması zor ama kazanmaları için takım olarak yüksek şut isabetiyle oynamaları, dış adamların da sayı limitini üste çekmesi gerekiyor. Açıkçası İsrail'in grupta ilk üç içine girmesi benim için büyük sürpriz olur.

UFUK SARICA

YARIN B GRUBU'NU MURAT DİDİN YORUMLAYACAK

Kaynak: Zaman

1 Eylül 2009 Salı

Post Kalibresinde Yorum


Burak Kozan Kepez'de haberinin altına, yetkin bir okurumuzdan güzel bir yorum geldi. Benim açıklamak noktasında tereddüt ettiğim bazı şeyleri açık yüreklilikle anlatmış, ben de o yorumu burada paylaşmak istiyorum.

"Demek ki birinci ligi hakeden sadece Burak varmış kulüpte. Yaşar Berber menajer olduysa artık takım bölgesele de düşer. Ne demiş Kamanlı Hocamız(şube sorumlusu), bırakalım kendi kendine düşsün. Ama yanlış olan şu ki; kendi kendine bıraksan bu takım düşmezdi, siz zoru başardınız. Yaşar Berber ve il temsilcisi Alper Bey'in rakı sofralarında bu takımın ipi çekildi. Rektörlükte eşe dosta içirilen rakılar demek ki fayda vermiyor kulübe. Ama bireysel olarak bi genel menejerlik kapılmış. artık daha rahat "mazut" alır kulübün parası ile kendi arabasına.. e bakalım yaşar berber, koskoca Kombassan'ı yedin bitirdin, bir de üniversiteyi ye..

Ha bu arada yaşar berber kankisi Avni Abisini yönetime sokmak için baya çabalamış ama başaramamış, neyse artık; seneye inşallah bölgesel lige şube sorumlusu olur."

Yazıdaki kimi temennilere katılmasam da gerçekleri çok güzel bir şekilde anlatan, benim yapamadığımı yapan okuyucumuza teşekkür ediyoruz.

EuroBasket 2009'un Aranacak Yıldızları..

Polonya'da düzenlenecek EuroBasket 2009'da çeşitli sebeplerle ülkelerinin milli takımlarında yer alamayacak olan ve keşke olsalardı dediğim bazı oyuncularla ilgili şöyle ufak bir araştırma yaptım. Tabi daha aklıma gelmeyenler vardır ama ilk plânda yokluğu hissedilecek Avrupa'lı yıldızlar şöyle;

Mehmet Okur (Türkiye), Matjaz Smodis - Sasha Vujacic (Slovenya), Dirk Nowitzki (Almanya), Luol Deng (B.Britanya), Andrei Kirilenko - J.R. Holden (Rusya), Sarunas Jasikevicius - Darius Songaila - Ramunas Siskauskas - Arvydas Macijauskas (Litvanya), Dimitris Diamantidis - Theodoros Papaloukas - Nikos Hatzivrettas (Yunanistan), Gordan Giricek (Hırvatistan), Peja Stojakovic - Marko Jaric - Sasha Pavlovic - Vladimir Radmanovic - Darko Milicic (Sırbistan) ve tabi eski günlerini mumla arayan İtalya Milli Takımı..

Not: Listedeki bazı oyuncuların durumları henüz netlik kazanmadı ama çok büyük ihtimalle olmayacaklar. Oynama ihtimali daha yüksek olan İspanyol yıldız Pau Gasol'u da listeye eklemedim..

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Eski Dostlar Artık Komşuda..

Yunanistan birinci basketbol ligi A-1'in güçlü ekiplerinden PAOK Selânik, yeni sezon öncesi kadrosunu ülkemizden de tanıdığımız önemli isimlerle güçlendirdi..

Selânik ekibi ilk olarak daha önce Efes Pilsen ve Beşiktaş Cola Turka formasıyla ligimizde de mücadele etmiş olan Karadağ'lı pivot Predrag Drobnjak ile anlaşmaya vardı. 34 yaşında ve 2.12 boyundaki deneyimli oyuncu bu imza ile birlikte; NBA, Sırbistan, İspanya ve Türkiye maceralarının ardından kariyerine Yunanistan liginide eklemiş oldu..

PAOK'un anlaşmaya vardığı bir diğer isim ise yine bir dönem Efes Pilsen forması giyen ve 6 aylık aranın ardından tekrar Selânik ekibine dönen William Kendrick "Kenny" Gregory oldu. 31 yaşında ve 1.97 boyunda olan tecrübeli forvet son olarak Pamesa Valencia forması giyiyordu..

PAOK'ta anlaşma imzalanan son isim ise geçtiğimiz sezon Fransa'da "Chorale de Roanne Basket" forması giyen Chris Monroe oldu. 27 yaşındaki ve 1.91 boyundaki ABD'li guard, geçtiğimiz sezon Fransa Ligini; 16.1 sayı, 3.5 ribaund, 3.4 asist ve 1.1 top çalma ortalamaları ile tamamlamıştı..

Beşiktaş Cola Turka Belçika Yolcusu

2009-2010 sezonu öncesi yeni sezon hazırlıklarına 3 Ağustos'da başlayan Beşiktaş Cola Turka, çalışmalarının yurtdışı ayağını kapsayan ikinci bölümünü Belçika'da sürdürecek..

28 Ağustos'ta milli takımından dönen Avustralya'lı yeni transfer Brad Newley'in gelmesi ve tüm yabancı oyuncularının katılımıyla artık hemen hemen tam kadro idman yapma şansı yakalayan siyah-beyazlılar, 31 Ağustos'da Belçika'ya giderek bu ülkede kamp çalışmalarının yanısıra özel karşılaşmalar da yaparak yeni sezona hazırlanacak.

A Milli Takım kadrosunda bulunan Engin Atsür dışında eksiği bulunmayan Beşiktaş'ta, Çin'deki turnuvada B Milli Takım'da yer alan Adem Ören ilerleyen günlerde Belçika'ya gelerek çalışmalara katılacak. 31 Ağustos'ta sabah 07.30'da Belçika'ya hareket edecek olan Siyah-beyazlılar, bu ülkede Oostende ve Charleroi gibi Belçika'nın önde gelen takımlarıyla özel maçlar da gerçekleştirecek. Lig'de play-off’larda başarılı olmayı, Avrupa’da ise son sekiz takım arasına kalmayı hedefleyen Beşiktaş Cola Turka, Belçika'daki çalışmalarını tamamlayıp, 7 Eylül'de Türkiye'ye dönecek..

Siyah-Beyazlı ekibin Belçika kampı kadrosunda şu oyuncular bulunuyor;
Haluk Yıldırım, Muratcan Güler, Cevher Özer, Arın Soğancıoğlu, Ömer Ünver, Mire DeJuan Chatman, Nasuhi Yağız Kaba, Serkan Özver, Cem Coşkun, Kerem Özkan, Kevin Fletcher, Bradley "Brad" Newley, Lonny Leroy Baxter ve kampa sonradan katılacak olan Adem Ören..

28 Ağustos 2009 Cuma

Burak Kozan Kepez'de


Yıllardır Selçuk Üniversitesi'ne hizmet etmiş olan değerli masörümüz Mehmet Burak Kozan Kepez Belediyesi ile anlaşmıştır. Başarılarla dolu bir kariyere imza atabilmesi dileğiyle...

27 Ağustos 2009 Perşembe

Selçuk Üniversitesi ve Yeni Sezon


Başlıkta Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi değil, Selçuk Üniversitesi yazdığının farkına vardığınızı düşünüyorum. Evet, Mutlu Akü ile sona eren sponsorluk sözleşmesinin arkasından yeni bir isim sponsorluğu yapılmadı şu an için, Konya Şeker ile bir anlaşma yapıldı ancak bu anlaşmanın detaylarından haberdar değilim. İsim işi de girecek mi işin içine anlayacağınız bilmiyorum.

Uzunca bir süre tamam mı devam mı diye düşünüldü edildi, nihayetinde takımın devam etmesine dair bir karar çıktı. Bu karar iyi mi oldu kötü mü oldu derseniz, çok net bir yanıtım yok bu soruya. Anadolu'nun en potansiyelli basketbol takımlarından bir tanesinin lige devam kararı almış olmasına o şehirde yaşayan bir insan niçin çekimser yaklaşır, geleceğiz.

Takım ligden düştükten sonra birşeyler değişecekti elbette. Az önce de belirttiğimiz gibi ilk olarak sponsorla devam edilmedi, edilemedi belki de; sonrasında da yönetim değişti. Geçtiğimiz sezon için yönetimde en başarılı bulduğum iki isim de ne yazık ki yönetici kadrosundan ayrıldı. Kim bunlar, Doç. Dr. İbrahim Arslan ve Genel Menajer Yrd. Doç. Murat Çetinkaya. Gelene gidene fazla takılmayacağız bu yazıda, olan bitenden bahsedeceğiz diyordum ama gidenin yerine geleni görünce gözlerimi ovuşturmak zorunda kaldığımı belirtmem gerek. Takımın yeni genel menajeri Sn. Yaşar Berber olmuşlar, hayırlı uğurlu olsun efendim. Yaşar Bey ile hukukumuz olduğu için meseleyi daha fazla genişletmeden kendilerinin genel menajerlik görevi için uygun kişi olmadıklarını düşündüğümü belirtmem gerekiyor. Geleceği parlak, işini seven ve başarılı da bir yönetici olan Murat Çetinkaya'nın görevden alınışını da çok tasvip edemedim, bu olayın hangi akla hizmet gerçekleştiği yolunda da şüphelerim var ama hayırlısı.

Bir yönetim oluşturuldu sonuçta ve transfer çalışmalarına başlandı ama ne yazık ki piyasaya girmede geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu yıl da geç kalındı. Allah'dan ikinci lig seviyesine göre yüksek kalibrede bulunan Volkan Ertetik, İsmail Çevik,Emre Boztepe, Murat Yolcu ve İbrahim Öztürk gibi oyuncularla tekrar anlaşıldı da kadro sıkıntısı bir nebze olsun aşılabildi. Takımın başına da daha önce de Selçuk Üniversitesi'nde görev almış olan İsmail Beleş getirildi. Takımda kalan oyuncuların yanında Hakan Üsküplü ve Çağlar Baştoklu ile birlikte Bursa Basket'ten de iki genç oyuncu getirilmiş; geçtiğimiz gün de çalışmalara başlanılmış. Hayırlı olsun. :)

Hedef şampiyonluk deniliyor, zor gözüküyor ancak taraftar desteğiyle ve iyi bir Amerikalı seçimiyle imkansız da değil. Tüm Konyalı basketbolseverleri bu sezon da Selçuk Üniversitesi'ni desteklemeye davet ediyorum, varsın takım kötü yönetilsin, varsın etik olmayan işler dönsün, varsın şu olsun bu olsun... Siz gelin maçınızı seyredin, bu ülkede basketbol bir yerlere gelsin en azından.

4 Ağustos 2009 Salı

ACB TRT'de mi?


ACB'yi önümüzdeki sezon TRT'nin yayınlayacağı yönünde iddialar var, doğruluk derecesini bilemiyoruz tabii ama kulağıma doğru olduğu fısıldandı diyeyim ben. Hem de Murat Murathanoğlu-Yiğiter Uluğ ikilisi tarafından anlatılacakmış maçlar. Haftada iki maç şeklinde olacakmış. Bu haber gerçekleşirse tüm basketbolseverler olarak önemli bir teşekkür etmemiz gerekiyor TRT'ye, hadi hayırlısı...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Bayraklaşmak


İki resim arasındaki yedi farkı bulunuz.

21 Temmuz 2009 Salı

Kartal'dan Transfer Harekâtı..

Kadrosundaki önemli parçaları takımda tutarak sezona final hedefiyle başlayan Beşiktaş Cola Turka, iki önemli transferle yeni sezon öncesi kadrosunu hemen hemen şekillendirdi..

Geçen sezon Efes Pilsen forması giyen fakat yaşadığı şanssız sakatlıklar ile pek fazla oynama şansı bulamayan milli oyuncu Engin Atsür ile anlaşan siyah-beyazlılar, Avustralya Milli Takımında da forma giyen Bradley Newley ile de anlaşma sağladı. Geçen sezonu Yunanistan'ın Panellinios Atina takımında tamamlayan 24 yaşındaki genç forvet 2.01 boyunda..

Özellikle ülkesi Avustralya'da önemli başarılar elde eden Newley, 2003 yılında milli forma ile 19 Yaş Altı Dünya şampiyonluğu kazandı. 2005 yılında Avustralya Ligi'nde; All-Star'ın MVP'si, Yılın Rookie'si ve Yılın En İyi 6. oyuncusu ödülünü aldı. 2007 yılında Houston Rockets tarafından 2. turda draft edildi ama sadece Yaz Liginde forma giydi ve aynı yıl Yunanistan'ın Panionios takımına transfer oldu. O sene AEK karşısında 8/8 üç sayı isabeti ile 12/12 şut isabeti yakalayarak Yunan Ligi rekorunu kırdı ve Yunan Ligi All-Star'ına da seçildi..

Son olarak Panellinios'ta forma giyen Newley, geçen sezon Yunan Liginde oynadığı 28 maçta; 10.6 sayı, 4.4 ribaund ve 0.8 asist ortalamaları tutturdu. EuroCup'ta ise 8 maçta; 10.1 sayı, 3.1 ribaund ve 0.7 asist ortalamaları yakaladı. Bu arada 2008 Olimpiyat Oyunlarında da Avustralya Milli Takımı ile 8 maçta forma giyen başarılı oyuncu; 12.7 sayı, 2.5 ribaund, 1.3 asist ve 1.0 top çalma istatistikleri yakalamıştı..

19 Temmuz 2009 Pazar

Basketbol Fahişeleri


Bu yazı, Kemal Erdem Hamamcıoğlu tarafından kaleme alınmıştır.


Aslında bu basının her pozisyonunda görünen bir durum. Medyada patronunun kıçını yalayan çalışanlar olur mesela. A gazetesindeyken doğruları farklıdır, B gazetesine geçince doğruları farklıdır. En liberali, sosyalist olur yeri gelir en sosyalisti ise liberal takılır. Basketbol dünyası küçüktür bu anlamda ancak bu küçük dünyada öpülecek kıç sayısının azlığı öpenlerin sayısını azaltmaz. Bu insanlar basketbolu sevdiği için bu yola baş koyarlar daha sonra kapitalizm bunlarıda esir alır ve 3-5 kuruşa benliklerini terk ederek başka bir kimliğe bürünürler. Haliyle bu tip insanların psikolojileride bozulur ve bir nevi ruh hastasına dönüşürler. Kiminin çenesine vurur kiminin boğazına vurur. Sahiplerinin sesi olduklarından kendi seslerini duyamaz hale gelirler. Türk Basketbolu hakkında çok fazla uzatmaya gerek yok kimin ne mal olduğunu az çok herkes biliyor ve bu kafa olduğu sürece bir arpa boyu yolun alınmayacağıda gerçek.

Kendini otorite sanan bir baltaya sap olamamış yaşı büyük aklı küçük bazı zavallılar bu yazıyı üzerlerine mail kutumu doldurma zahmetininde bulunmasınlar, onlar fahişe olamayacak kadar ucuzlar.

Basının genel anlamdaki seyri bu yönde.

Oysa basın yön vermelidir, olayları olmadan önce öngörmeli ve gerekli yönlendirmeleri yapmalıdır. Bu da hür iradeyle olur. Yoksa yeğenleriniz herhangi bir organizasyonda maaşlı işe başladı diye o organizasyonu korurcasına hareket ederseniz sahibinizin sesi oluverirseniz ve hiçbir gerçeği (görseniz bile) dile getiremezsiniz.

Hal böyleyken daha düne kadar Turgay Demirel federasyonunu topa tutan bazı sözde delikanlı yazarlar şimdi en kral Demirelci oldular çıktılar. ‘’Ben olsam Tanjevic’i derhal kovarım..’’ diyenler şimdi ‘’Bu adama sahip çıkmak boynumuzun borcu..’’ demeye başladı.

Basketbol fahişlerinin artmasında elbette kurumların başlarında olan insanlarında suçu var. Basketbol küçük bir dünya, ‘’Beni eleştirme seni de görürüm..’’ dendiği anda bu fahişeleri satın alıyorsunuz ve onlar sizin borazınınız oluyor. Yarın bir gün bu borazanları ya bir takımda yardımcı koç ya havlucu ya baş koç ya da herhangi bir kademede görevli olarak görüyorsunuz. Temizlik olacaksa en tepeden başlamalı ancak mevcut sistemde temizlik olması mümkün değil.

Hükümete burada tarihi bir görev düşüyor. Basketbolda temiz eller operasyonu başlamalı şayet başlamazsa bu eş-dost muhabbetlerinden kaynaklı devir teslimler kısır bir döngü olarak devam edecek.

Eurobasket-2009 öncesi basında kimlerin nasıl susuturulduğuna bakın, daha düne kadar ateşli bir şekilde Milli Takımları eleştirenler ve Tanjevic’ten memnun olmadıklarını her şartta dile getirenler bir anda sustular. Neden peki ? Fenerbahçe sezona devam ederken Tanjevic konusu sürekli olumsuz anlamda gündemde kalırken sezon bittikten sonra Tanjevic’e olumlu anlamda destek yazıları geliyor. Burada bir çelişki var ya da amaçlar farklı. Amaç asla Tanjevic değil amaç başka bir şey. Başları göğe erene kadar Tanjevic üzerinden kurumları yıpratmak.

Fenerbahçe koçu Tanjevic’i yerden yere vuranlar şuan Milli Takımlar koçu Tanjevic’e destek vere vere bir hal oluyorlar. Kıvırma sanatları başladı. Bir koç iyiyse iyidir, kötüyse kötüdür. Orda başka burada başka eleştiriler olacaksa bunu yapanlar dansözdür.

Türk Basketbolu hiç olmadığı kadar kirli işlere batmış bir durumda. Bu durumdan çıkış yolu yapılacak bir darbe ile olabilir. AK Parti iktidarına tarihi bir görev düşüyor. Futbolun karanlık dönemi olan Ulusao dönemini bir şekilde bitiren hükümet, basketbola Fransız kalmamalı ve derhal bir şeyler yapmalı. Gerekirse alayını gömmeli toprağa, gömsün ki yeni bir şeyler çıksın...
Kemal Erdem Hamamcıoğlu

14 Temmuz 2009 Salı

Ve Efes Bombayı Patlattı..

Igor Rakocevic transferi ile Avrupa çapında dikkatleri çeken ve bu sezon Euro League'de Final-Four hedefiyle sezonu açacak olan Efes Pilsen, uzun süredir gündemi meşgul eden power forvet transferinede noktayı koydu ve NBA patentli Sloven oyuncu Bostjan Nachbar ile 1+1 yıllık sözleşme imzaladı..

Haislip, Morris, Mancinelli gibi isimlerin gündemi sıkça meşgul ettiği Efes Pilsen'de, Michalis Kakiouzis'in yerine bu sezon forma giyecek olan Nachbar geçtiğimiz yılı Rus ekibi Dynamo Moskova'da geçirmişti. Rusya Liginde 24 maçta forma giyen Sloven yıldız; 16.2 sayı, 4.5 ribaund ve 1.8 asist ortalamaları tutturmuştu. Euro Cup'ta ise 16 maçta forma giyen Nachbar, bu kupada ise; 16.1 sayı, 4.8 ribaund ve 2.2 asist ortalamaları ile mücadele etti..

2.06 boyunda ve 29 yaşında olan Nachbar, daha önce Olimpija Ljubljana (1997-2000), Benetton Treviso (2000-2002), Houston Rockets (2002-2004), New Orleans/Oklahoma City Hornets (2004-2006), New Jersey Nets (2006-2008) takımlarında forma giymişti. Efes Pilsen Genel Menajeri Engin Özerhun ise Nachbar'ı kadrolarına katarak transferi noktaladıklarını belirtti. Özerhun; ''Oldukça iyi bir kadro oluşturduğumuza inanıyoruz. NBA'de uzun ve başarılı yıllar geçiren Nachbar'ın önümüzdeki sezon bize önemli katkı vereceğine inanıyorum'' dedi..

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Efes'te Son Aday Mancinelli

Gelecek sezon için Euro League'de Final-Four adına iddialı bir kadro kurmaya hazırlanan Efes Pilsen'de power forvet pozisyonu için arayışlar devam ederken, gündeme önemli isimler de gelmeye devam ediyor.. Haislip'in NBA'e dönmesi, Morris konusunda da henüz tam bir sonuç çıkmaması üzerine alternatifleri deneyen Lacivert-Beyazlıların, son olarakta İtalya Milli Takımında da forma giyen başarılı forvet Stefano Mancinelli'yi gündeme getirdiği iddia edildi..

Geçtiğimiz sezonu İtalya Ligi Serie A'dan düşen UPIM Fortitudo Bologna'da tamamlayan 26 yaşındaki Mancinelli 2.03 boyunda. İtalyan basınında yer alan haberlere göre; birçok Avrupa kulübünden teklifler alan Mancinelli'nin Euro League'de oynamak için Efes Pilsen'e sıcak baktığı ve transferin önümüzdeki günlerde netlik kazanacağı açıklandı.. Geride kalan sezon Serie A'da 30 maçta ortalama 33.5 dakika oynama süresi bulan İtalyan yıldız; 13.8 sayı, 4.3 ribaund, 2.2 top çalma ve 1.9 asist istatistiklerini tutturdu.

UPIM Fortitudo Bologna ile geçtiğimiz sezon Euro Cup'ta da mücadele eden Mancinelli, bu kupada oynadığı 6 maçta; 28.2 dakika, 6.2 sayı, 4.7 ribaund, 2.5 top çalma, 1.5 asist ortalamaları yakalamıştı..

Şutör özelliğiylede dikkat çeken Mancinelli, Seria A'da sezonu şu yüzdelerle tamamladı;
2 Sayı: 117/210 (55.7%) , 3 Sayı: 46/134 (34.3%) , Serbest Atış: 42/60 (70.0%)

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Kepez Transferde Tam Gaz..


Geçtiğimiz sezon ligden düşmekten son anda kurtulan ve bu sezon iddialı bir kadro ile lige girmeyi hedefleyen Kepez Belediyespor, transferde hız kesmiyor.. Ardı ardına önemli transferler gerçekleştiren Antalya ekibi son olarak geçtiğimiz sezon Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi'nde forma giyen Ekenechukwu Brian Ibekwe ile sözleşme imzaladı..

Böylelikle Kepez Belediyespor, geçtiğimiz sezon Beko Basketbol Ligi'nde Oyak Renault formasıyla sayı kralı olan Alex Raymond Gordon ve bir süre Beşiktaş Cola Turka forması giyen Sırp pivot Jovo Stanojevic'den sonra 24 yaşındaki power forvet Ekenechukwu Brian Ibekwe'yi de transfer ederek yeni sezon öncesi önemli bir adım daha atmış oldu. Bir yabancı oyuncu daha alacaklarını kaydeden tecrübeli coach Halil Üner; ''Bir yabancı oyuncu daha alarak yabancı oyuncu transferini bitirmek istiyoruz. Bir oyuncu ile görüşmelerimiz devam ediyor. Birkaç gün içerisinde bu isim netleşir. Gerçekleştirdiğimiz transferle ligde üst sıralara oynayacak bir kadro kurduk. Bu sezon Kepezliler'e ve Türkiye'ye çok keyifli maçlar izlettireceğiz'' dedi..
Antalya ekibi daha önce de iç transferde; Levent Bilgin ve Barış Güney, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden ise Hadi Doğan ile birer yıllık sözleşmeler imzalamıştı..

Son Şampiyon Sıkıntılı Başladı..

Son Avrupa Şampiyonu ünvanına sahip olan Rusya, Polonya'da yapılacak EuroBasket 2009 öncesinde kadro anlamında sıkıntılı günler yaşıyor. Coach David Blatt tarafından aday kadroya davet edilen NBA patentli forvet Andrei Kirilenko'nun menajeri Marc Fleicher; AK-47 lakaplı yıldız oyuncunun kendisine Avrupa Şampiyonasında forma giymek istemediğini belirttiğini açıkladı. Konuyla ilgili henüz resmi açıklama yapılmazken, yıldız oyuncunun kadrodan çıkarılması halinde aday kadroya alınmayan fakat yedek kadroda gösterilen Fedor Dmitriyev veya Vadim Panin ikilisinden birinin aday kadroya davet edileceği bildirildi..

Rus milli takımında daha öncede takımın bir diğer yıldız ismi, ABD asıllı guard J.R. Holden milli takımdan affını istemiş ve aday kadroya alınmamıştı. Bu oyuncunun yerine natüralize oyuncu kontenjanından BC Khimki'nin ABD asıllı forveti Kelly McCarty kadroya dahil edildi. David Blatt tarafından açıklanan 17 kişilik aday kadroda şu isimler yer alıyor;

Anton Ponkrashov (CSKA), Alexey Shved (CSKA), Viktor Keyru (CSKA), Vitalty Fridzon (Khimki), Sergey Bykov (Dinamo), Yegor Vyaltchev (Triumph), Alexey Zozulin (Spartak St. Petersburg), Andrei Kirilenko (Utah Jazz), Viktor Khryapa (CSKA), Andrei Vorontchevich (CSKA), Sergey Monya (Dinamo), Nikita Kurbanov (Spartak St. Petersburg), Kelly McCarthy (Khimki), Alexander Kaun (CSKA), Dmitriy Sokolov (CSKA), Timofey Mozgov (Khimki), Piotr Gubanov (Univesitet Yugra)..

10 Temmuz 2009 Cuma

Cenk Akyol


Dedikodu...

9 Temmuz 2009 Perşembe

SPOR AHLAKI BU MUDUR?


Kendilerine sağlam bir kazık atan Hakan Demirel ve menajeri Ömer Kart'a yönelik Antalya Büyükşehir Belediyesi basketbol takımı resmi sitesinden yayımlanan sitem dolu, haklı bir sitem dolu, bildiri...


"2009-2010 sezonunu için geçtiğimiz iki sezonun başarılı grafiğini devam ettirmek adına yeniden kurulmaya çalışılan takım kadromuza oyuncu takviye etmeye devam ediyoruz.Bu transfer çalışmaları doğrultusunda ekibimiz geçen sezon Erdemir’de forma giyen Hakan Demirel’e menajeri Ömer Kart aracılığı ile teklif sunmuştur.Hakan Demirel teklifi kabul edip kontratı imzalayıp geri göndermesine karşın oyuncu menajeri Ömer Kart aradaki dostane ilişkileri kullanıp söz vererek kontratı askıya almıştır.Yapılan bu açıklama verilen sözlere rağmen kulüp yönetiminin bir türlü imzalanmayan sözleşmeden duyduğu rahatsızlıkta ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Günümüzde transferlere harcanan yüksek ücretlerin oyuncu menajerlerinin iştahını kabarttığı ve kendilerini verdikleri sözlerden döndürebilecek kadar etkilediği görülmüştür.Bu davranış hiçbir şekilde Türk sporcu ve manajer ahlakına yakışmayan bir tutumdur.Geçen bu olayı tüm kamuoyunun takdirine sunuyor ve etik olmayan bu davranış nedeni ile menajer Ömer Kart ile oyuncusu Hakan Demirel’i esefle kınadığımı belirtmek istiyorum.Basketbol camiasının bu gibi davranışları tasvip etmeyeceğine inanıyor,bu tip davranış ve hareketlerin de kişinin hayata bakış açısının aynası olduğunu düşünüyorum. "

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Hidayet Türkoğlu Röportajı-Sepettopu-


http://sepettopu.blogspot.com/2009/07/hidoyla-gece-sohbeti.html: Röportajı aldığımız blog olan, sepet topu blogunun linki. İnsanların kafasındaki soru işaretlerini silen hoş bir röportaj olmuş.

Cumartesi akşamı saat 8'den beri ulaşmaya çalıştığım kişinin telefonu sürekli kapalı ve telesekretere yönlendiriyor. "Fesuphanallah" nidaları eşliğinde ahizeyi kapatıyorum. Bu işlemi defalarca tekrar ediyorum. Artık Türkiye'de saatler gece 03:00'ü gösteriyor. Yani Pazar sabahının ilk saatleri. Uykuya dalmadan son bir kez daha Amerika hatlı numarayı çevirmeye karar veriyorum ve yataktan kalkıyorum. Telefon yine çalmaya başlıyor. Genelde 6. kez çaldıktan sonra telesekreter çıkıyor. 4....5....6....7....(hayret telesekreter çıkmadı)....8....9...Alo...(işte beklenen ses!) Ben: Hido nerdesin baba ya!!! Baycause ben. Hido: Vay baycause kardeşim iyiyim ya koşturmaca işte noolsun.

Bu diyalogla başlayan ve hoş-beş'ten sonra geldik esas konuya.Herkesin merak ettiği Hidayet'in Toronto'ya transferi konusuna. Yaklaşık 10 dakikalık sohbette ise ortaya çıkanlar aşağı yukarı şöyleydi:

Baycause: Hidayet öncelikle Toronto’ya transferin hayırlı olsun.

Hidayet Türkoğlu: Çok teşekkür ederim.

B: Hido, tam Portland Trail Blazers’la anlaştığına dair haberler çıkmaya başladı ki bu haberlerden yaklaşık 3 saat sonra Toronto Raptors ile anlaştığın basına sızdı. Portland’da neler oldu? Neden son dakikada fikrini değiştirdin? O süreçte neler yaşandı?

H.T: Valla her şeyden önce Portland yönetimine çok teşekkür ediyorum. Hakikaten beni çok iyi ağırladılar, büyük bir misafirperverlik örneği gösterdiler. Havaalanında bana unutamayacağım bir karşılama yaptılar. Ama günün sonunda Portland’ın benim hedeflerim açısından en uygun takım olmadığına kanaat getirdim. 5 senedir Doğu Konferansı’nda mücadele ediyorum ve açıkçası hem Amerika’nın doğusunda yaşamaya hem de Doğu Konferansı’nda oynanan basketbol stiline çok fazla alıştım. Bu saatten sonra yeniden Batı Konferansı’na dönmek benim için tuhaf bir deneyim olacaktı. Orada oynanan basketbola yeniden uyum sağlamak çok kolay olmayacaktı benim için. Toronto Raptors yöneticileri ile zaten görüşme halindeydim ve Genel Menajer Bryan Colangelo’dan beni tatmin eden bir teklif gelince ben de Doğu Konferansı takımı olan Toronto’yu
tercih ettim.

B: Peki eşin Banu’nun senin Toronto’yu tercih etmende önemli rol oynadığı iddia edildi. Toronto’nun Türkiye’ye daha yakın oluşu ve orada Türk nüfusun daha yoğun olmasından ötürü Banu Hanım’ın Toronto’da yaşamak istediği ve senin de bu yüzden Raptors’ı Blazers’a tercih ettiğin söylendi. Gerçekten eşin karar vermende seni etkiledi mi?

H.T: Kesinlikle böyle bir şey yok. Yani evli bir insanım ve kariyerim ve geleceğim ile ilgili önemli bir karar alırken elbette eşime ve aileme danışacağım. Sonuçta transferim konusunda karar verirken de eşimin görüşünü almam kadar doğal bir şey olamaz. 5 yıl gibi uzun bir süreçten bahsediyoruz ve ben tek başıma hareket etmeyeceğim. Eşim benim bugüne kadar verdiğim tüm kararlarda her zaman arkamda olmuş ve beni desteklemiştir. Toronto’ya gitme kararı benim kararımdır ve eşim de bu kararımda benim yanımda yer almıştır hepsi bu.

B: Portland’da takımın zaten hali hazırda Brandon Roy ve LaMarcus Aldridge, Greg Oden gibi geleceğini üzerine kurduğu üç oyuncu var. Toronto’da ise All-Star forvet Chris Bosh ile birlikte sen Toronto’nun iki ana parçasından biri olacaksın. Toronto’da üstleneceğin rolün büyüklüğü de senin karar vermeni etkiledi sanırım.

H.T: Haklısın. Portland’da genç ve yetenekli oyunculardan kurulu bir takıma “ağabeylik” yapacaktım. Toronto’da ise Bosh ile birlikte takımı bizim etrafımıza kuracaklar. Ayrıca kadroda Andrea Bargnani, Jose Calderon gibi çok kaliteli Avrupalı oyuncuların olması da benim için bir avantaj. Bunlar işte beni hep Toronto’ya çeken nedenler oldu.

B: Gelelim parasal konulara. Duyduğumuza göre Portland’ın ilk teklifi 5 yıl için 50 milyon dolardı. Daha sonra ise bu rakamın 5 yıl için 57 milyon dolar olduğu iddia edildi. Portland’ın teklifi gerçekte neydi senin ağzından duyalım.

H.T: İlk rakam doğrudur. Portland 5 yıl için 50 milyon dolarlık bir teklifte bulundu.

B: Peki Toronto’nun teklif ettiği rakam nedir? NBA.com’da yayınlanan bir haberde iddia edildiği gibi 60-61 milyon dolar civarında bir kontrat mı sundular?

H.T: Hayır, o çok abartı bir rakam. Duyduğuma göre Türkiye’de bazıları 5 yıl için 80-90 milyon dolar alacağımı yazmışlar. Nasıl uyduruyorlar, nasıl abartmayı başarıyorlar anlamak mümkün değil. İnan henüz net rakamlar belli değil. Avukatım bu işleri yürütüyor o yüzden net bir şey söyleyemiyorum.

B: 53-56 milyon dolar arasında bir rakam telaffuz ediliyor?

H.T: Evet, o civarda bir rakama anlaşacağız. Şunu da söyleyeyim. Eğer Toronto bana Portland’la aynı parayı vermiş olsaydı bile benim tercihim yine Toronto olacaktı.

B: Biraz da artık “eski takımın” olmak üzere olan Orlando Magic ile son dönemlerde yaşadıklarından bahsetmeni rica edeceğim. Şüphesiz Orlando bu sene tarihinde 2. kez final oynadıysa bunda en büyük pay sahibi sensin. 5 seneni verdiğin bir takımda üstelik finale çıkarmayı başardığın bir sezonda takımın seninle anlaşmak yerine adeta arkandan iş çevirerek başka bir oyuncuya yönelmesini nasıl değerlendiriyorsun?

H.T: Valla aslında hiç o konulara girmek istemiyorum, gerçekten beni çok üzen bir konu. Onlar farklı bir yola girmek istediler ve bunun için başka bir hamle yaptılar. Ben de bu karara saygı duyarım ve kendi yolumda devam ederim.

B: Bu konuda yine önemli bir söylenti de Orlando’nun sana bir teklifle geldiği ve senin bu teklifi beğenmeyip reddettiğin yönündeydi. Sen bu teklifi reddedince Orlando’nun da buna misilleme olarak takasla Vince Carter’ı aldığı söylendi. Gerçekten olay böyle mi gelişti?

H.T: Valla bana NBA Draft’ından iki gün önce, 23 Haziran Salı günü Orlando’dan resmi bir teklif geldi. Ben de gelen teklif için teşekkür ettim ve üzerinde düşünmek için birkaç gün süre istedim. Ben daha kabul edeyim mi etmeyeyim mi diye teklifi avukatım ve ailemle düşünürken 2 gün sonra Perşembe günü Vince Carter’ı aldılar. Benim bu takastan en ufak bir haberim bile yoktu ve gerçekten çok şaşırdım. O transfer üzerine zaten benim yapabileceğim bir şey kalmamıştı ve ben de ayrılmaya karar verdim.

B: Hidayet, vakit ayırıp sorularımı yanıtladığın için sana çok teşekkür ederim.

H.T: Ben teşekkür ederim, inşallah en kısa zamanda Türkiye’de görüşmek ümidiyle…

5 Temmuz 2009 Pazar

B Milliler Bronzla Döndü


Akdeniz Olimpiyatı'nda Erkek Basketbol B Milli Basketbol takımımız ev sahibi İtalya'yı çok rahat geçip bronz madalya elde etti. Kendilerini tebrik ediyoruz. Bir önceki maçı şanssız bir şekilde güçlü Yunanistan'a vermeseydik belki de kupayla dönüyor olacaktık şimdi ama bu başarıları için de oyuncularımızı ve koç Alaaddin Yakan'ı kutluyoruz. Üniversite Milli Takım'a giden oyunculardan ve federasyonun kavgalı olduğu oyunculardan dolayı tam kadro olamasak da başarılı bir turnuva geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Sinan'ın oyunun her alanına katkısı, Engin'in liderliği ve pes etmeyen yapısı ile, özellikle üç uzatmaya giden ve faul problemimizden dolayı 5 kısa ile mücadele etmek zorunda kaldığımız gruptaki İtalya maçı aklımızda en fazla kalan enstantanelerdi turnuvadan.

Bayan B Millilerimiz'de turnuvayı 5. likle kapattılar ayrıca. Onlar da Ümit Şampiyonası nedeniyle tam kadro değildiler yine.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Tebrikler B Milliler(Türkiye 121-119 İtalya)


Hiç bilgimiz olmuyor ne yapıyor ne ediyor bizimkiler. Turnuvanın herhangi bir lig maçındakinden çok daha az önemsendiği kesin zaten de, şöyle adam gibi haber bile yok. TBF'nin sitesinde bile desem haksız sayılmam herhalde.


Bunun yanında organizasyondaki rezaletten bahsetmemize bile gerek yok sanırım. O reklamlardaki atletik ayı(!) da bana bundan 15 sene önce oynanan atari oyunlarını hatırlattı. O kadar iğrenç olmuş abi.


Neyse, bizimkiler üçte üç yaptılar. Maçların hiç birini seyretmedim, seyretmeyi çok istiyordum ama uygun olamadım. Bir de zaten ne verecekleri belli olmuyor adamların maçı vereceğiz diyorlar vermiyorlar falan, daha da bir sıkıntı. Ama doğrusu son maçı kaçırdığıma çok üzüldüm. Üç uzatmaya birden gitmiş maç, hem de son çeyreğe 13 sayı farkla mağlup girmiş olmamıza rağmen. Engin mükemmel bir liderlik yapıp galibiyeti getirmiş tebrikler gerçekten, sakatlığı da atmış belli ki. Cemal Nalga'dan etkileyici bir performans gelmiş ayrıca. Barış ve Sinan da galibiyette önemli rol oynayan diğer oyuncular olmuşlar. İstatistikler işte:


B MİLLİ ERKEK TAKIM (121): Yunus Çankaya 11 (3 ribaund- 1 asist), Erkan Veyseloğlu 11 (1 ribaund), Engin Atsür 26 (5 ribaund- 5 asist), Hakan Demirel 12 (4 ribaund- 2 asist), Mutlu Akpınar 3 (1 ribaund- 1 asist), Sinan Güler 20 (7 ribaund- 4 asist), Cihad Şahin 2 (5 ribaund), Mutlu Demir 1 (1 ribaund), Barış Hersek 17 (6 ribaund- 3 asist), Cemal Nalga 18 (14 ribaund- 2 asist- 2 blok)


İTALYA (119): Fredecico Bolzonella 7 (2 ribaund- 1 asist), Lorenzo D’Ercole 12 (4 ribaund- 1 asist), Marco Allegretti (3 ribaund), Daniele Cinciarini 26 (4 ribaund), Giuliano Maresca 5 (1 ribaund- 1 asist), Pietro Aradori 29 (4 ribaund- 2 asist), Alessandro Cittadini 4 (2 ribaund), Tomasso Rinaldi 12 (6 ribaund), Luigi Datome 16 (16 ribaund), Andrea Renzi 6 (3 ribaund), Andrea Crosariol 2 (1 ribaund- 1 asist)


1.PERİYOT: 20-19

2.PERİYOT: 12-26

3.PERİYOT: 25-25

4.PERİYOT: 24-11

1. UZATMA: 12-12

2. UZATMA: 16-16

3.UZATMA: 12-10


Çeyrek finaldeki rakibimiz zayıf Fas olmuş, yarı finalde başarılar diyebiliriz şimdiden takımımıza, böyle büyük konuştuğum zaman işler genelde ters gider ama bakalım.