BIY AD

Fenerbahçe Ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe Ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2009 Pazartesi

Şimdide Kritik Viraj Sonrası Demeçler..

Beko Basketbol Liginde zirvedeki iki önemli randevu öncesinde takımlardan son demeçleri paylaşmıştık sizlerle. Karşılaşmalarda yaşanan tatsızlıklara pek değinmeden sadece işin basketbol kısmından açıklamalara yer verelim burada. Bir tek Fenerbahçe Ülker cephesinden bir açıklama gelmedi maç ile ilgili olarak, sanırım bugün veya yarın tüm olayları kapsayan bir basın toplantısı yaparlar muhtemelen onlar da, şimdilik bir demeç yok oyunla ilgili olarak..

İlk olarak sıralamada en yukarıdaki iki ekibin randevusundan görüşleri paylaşalım. Haftaya lider giren ve maça önemli bir taraftar desteği ile çıkan Beşiktaş Cola Turka, felaket bir yüzde ile şut attığı karşılaşmadan 84-88 mağlup ayrılarak hem liderliğini kaybetti hemde namağlup ünvanını. Siyah-beyazlılar bu karşılaşmada; 21/35 ile serbest atış, 9/33 ile üç sayılık atış attılar. Dış atışlardaki kötü yüzde yine bir nebze kabul edilebilir ama serbest atışlardan kaçırılan 14 sayı sanırım çok şeyi değiştirdi bu karşılaşmada. Beşiktaş Cola Turka Antrenörü Burak Bıyıktay ise maç sonrasında; "Efes Pilsen sert oynadı. Biz ise yeterince sertliği ortaya koyamadık. Çok faul kaçırdık. Bu tür maçlarda faul atışları belirleyici olabiliyor.." şeklinde konuştu..

Olympiakos deplasmanında farklı mağlup olarak bu maça oldukça moralsiz çıkan ama rakibinin düşük yüzdeli şut attığı karşılaşmada galibiyete uzanarak ligde averajla liderliğe yükselen Efes Pilsen'de maça damgasını vuran isim hiç kuşkusuz farkın kapandığı bölümlerde oldukça kritik sayılar kaydeden ve 4/5 ile üçlük atan Bostjan Nachbar oldu. Efes Pilsen coachu Ergin Ataman ise karşılaşma ile ilgili olarak; "Biz Avrupa Ligi'ndeki maçlar nedeniyle yorgunduk. Buna rağmen maçın başından itibaren oyunun kontrolü bizdeydi. Önemli bir galibiyet aldık.Bu galibiyetle yer değiştirdik. Üst üste derbi maçlar oynuyoruz. Haftaya da Galatasaray ile karşılaşacağız. Hedefimiz ligin zirvesinde kalmak. Rakocevic'in formsuzluğuna çözüm üretmemiz ve de top kayıplarını azaltmaya çalışmamız lazım. Beşiktaş taraftarı çok sağduyulu bir taraftar. Maç sonu gelip bana çiçek verdiler ama 20-25 seyircimizin arasına giren küfürler edip, yumruklar atan grubu ise kınıyorum" dedi..

Oldukça yüksek tansiyonlu bir mücadelenin ardından ezeli rakibi Fenerbahçe Ülker'i iki uzatma sonunda 74-72 ile geçen Galatasaray Cafe Crown adına ise; 17 sayı, 9 ribaund ile oynayan ve henüz takımdaki ilk senesi olmasına rağmen maç sonrasında en fanatik Galatasaray'lılara bile taş çıkarırcasına formasındaki armayı öpen Radoslav Rancik maçın kahramanı oldu diyebiliriz. Karşılaşmanın ardından basın toplantısında konuşan Galatasaray Cafe Crown antrenörü Okan Çevik; "Takım olarak çok iyi savunma yaptık. Haftaiçi bunun üzerinde çok çalışmıştık. Ömer Aşık, Oğuz Savaş ve Semih Erden gibi güçlü ve fizikli oyunculara sahip bir takıma karşı oynadık. Amacımız bu oyuncuları hem durdurmak hem de faul problemine sokmaktı. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bir önceki hafta Banvit karşısında ribaundlarda büyük sıkıntı yaşamıştık. Haftaiçi antremanlarda psikolojik ve taktik olarak bunlara çalıştık. Karşılığını aldığımızı düşünüyorum. Yolumuza devam edeceğiz.." dedi..

Sarı-kırmızılı oyunculardan Murat Kaya; "Çok iyi bir mücadele örneği sergiledik. Özellikle pota altında rakibimizin etkili silahlarının olduğunu biliyorduk. Ancak biz çok iyi savunma yaparak rakibimizi normal sürede 56 sayıda tuttuk. Bu bizim için başarıydı. İlk uzatmanın ardından soyunma odasına gittiğimizde ciddiyetimizi korumamız gerektiğini ve henüz maçın bitmediğini konuştuk. Uzatmada da aynı şekilde mücadele ettik. Fenerbahçe Ülker gibi güçlü bir takımı yendiğimiz için mutluyuz.." derken, Evren Büker ise; "Takım savunmamız mükemmeldi. Mücadelemiz de iyiydi. Rakibimizin etkili uzunlarına karşı iyi bir direnç gösterdik. Takım arkadaşlarımla mücadelemizin karşılığını aldığımızı düşünüyorum" dedi..

14 Kasım 2009 Cumartesi

Kritik Viraj Öncesi Son Demeçler..

Beko Basketbol Liginde kritik bir haftaya girerken, haftanın en önemli iki mücadelesi öncesinde taraflardan son açıklamalar geldi. Beşiktaş Cola Turka - Efes Pilsen mücadelesi zirvedeki iki takımın dev mücadelesine sahne olacakken, Galatasaray Cafe Crown - Fenerbahçe Ülker maçı ise ezeli rekabetin büyüsünü Abdi İpekçi Arena'nın parkelerine taşıyacak. İşte nefes kesecek bu iki zorlu randevu öncesinde tarafların son görüşleri;

Beşiktaş Cola Turka Antrenörü Burak Bıyıktay, Efes Pilsen maçı öncesinde yaptığı değerlendirmede; “Efes Pilsen’in kadro kalitesi ortada. Kaybetmelerine rağmen Olympiakos maçında da çok iyi mücadele ettiler. Evimizde iki taraf için de zorlu bir maç olacak. Biz kazanmak için elimizden geleni yapacağız. Taraftarlarımızın da bu maçta bizleri yalnız bırakmamasını bekliyorum” dedi.

Efes Pilsen Genel Menajeri Engin Özerhun, Beşiktaş Cola Turka ile son olarak Teknosa Türkiye Kupası’nda karşılaştıklarını hatırlatırken; “Olympiakos ile zorlu bir maç oynadık. İlk yarıda istediklerimizi yaptık ancak ikinci yarıda top kayıpları, hücum ribaundları ve hakemlerin de kolay faul çalması ile birlikte sahadan yenik ayrıldık. Beşiktaş Cola Turka ligde lider durumda ve başarılı sonuçlar aldılar. Son olarak Türkiye Kupası’nda rakibimizle karşılaştık ve zorlu maçı kazandık. Beşiktaş Cola Turka maçından galip ayrılmak istiyoruz” dedi.

Galatasaray Cafe Crown antrenörü Okan Çevik, Fenerbahçe Ülker derbisi ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada; "Sonuçta bu karşılaşmanın Galatasaray camiası açısından ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu bilinçle de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Seyirci avantajımızı da kullanmak istiyoruz. Yeni kurulan bir takım olmamıza rağmen mücadele ve basketbol seviyemiz her geçen gün yükseliyor. Takım içerisinde rolleri oturtmak zaman alıyor. Kaldı ki sezon başından bu yana sakatlık ve Milli takımlardaki oyuncular nedeniyle tam kadro çalışamadık. Kepez Belediyesi maçından bu yana tam kadro durumdayız. Bu nedenle zamana ihtiyacımız var. Zorlu Banvit deplasmanında ufak nüanslarla maçı kaybettik. Deplasman karşılaşmalarının zorlu olduğunu bildiğimiz için evimizdeki bütün maçları kazanmak istiyoruz. Futbol maçlarının da olmadığı bir haftada herkesin bu maçı izleyeceğinin bilincindeyiz. Abdi İpekçi Spor Salonu'nun dolacağına inanıyorum" dedi.

Fenerbahçe Ülker Şube Sorumlusu Nedim Karakaş, deplasmanda oynayacakları Galatasaray Cafe Crown mücadelesine değinirken; "Herşeyden önce Fenerbahçe ile Galatasaray'ın büyüklüklerine yakışan bir mücadele olacağına inanıyorum. Her branşta olduğu gibi basketbolda da rakibimizi yenme arzusundayız. Biz bu hafta Galatasaray'a misafir olacağız. Amacımız bu deplasman maçından iyi sonuçla dönmek olacak. Futbol karşılaşmalarının olmadığı bir haftaya bu maçın denk gelmesi de basketbolu ön plana çıkartacaktır. Gerginlikten uzak bir maç olmasını diliyorum. Ayrıca biz diğer takımlardan geride geliyoruz. Beklenmedik şansızlıklar yaşadık. Mirsad Türkcan'ın sakatlığı, Willie Solomon'un ilişkisinin kesilmesi ve Emir Preldzic'in de hastalanması bizim beklediğimiz basketbolun oynanmasına izin vermedi. Ama biz bunların üstesinden geleceğiz. Montepaschi Siena maçındaki oyunumuz da son derece başarılıydı" açıklamasında bulundu..

13 Kasım 2009 Cuma

Ligin Zirvesinde Kritik Hafta..

Beko Basketbol Liginde oldukça kritik ve çekişmeli maçların yaşanacağı bir haftaya giriyoruz. Haftanın tansiyonu en yüksek mücadelesinde Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker, Abdi İpekçi Arena'da kozlarını paylaşırken, namağlup zirvede yer alan Beşiktaş Cola Turka ile Efes Pilsen'in zorlu randevusuna ise Akatlar BJK Cola Turka Arena ev sahipliği yapacak..

15 Kasım 2009 Pazar günü saat 19:00'da başlayacak olan Galatasaray Cafe Crown - Fenerbahçe Ülker derbisinin iki takım için de önemini vurgulamaya gerek yok sanırım. Özellikle olaylı geçen son iki futbol maçının ardından iki camia açısından da bir hayli gergin geçmesi muhtemel bir mücadele olacak. Engin Kennerman, Ahmet Ersan Ergüler ve Ziya Özorhon hakem üçlüsünün yöneteceği karşılaşmanın biletleride Biletix'ten satışa sunuldu. Büyük bir bölümü şimdiden tükenen biletlerin satış fiyatı ise; Tribün 7 TL, Saha İçi 12 TL olarak belirlendi. Galatasaray taraftarları tek bilet ile ayrıca saat 16:30'da başlayacak olan Galatasaray - Kocaeli B.Ş.B. Kağıtspor, Bayanlar Basketbol Ligi maçını da izleyebilecekler. Karşılaşma ayrıca Spormax kanalından da naklen yayınlanacak. Ligde geride kalan 4 hafta sonunda 2 galibiyet 2 mağlubiyet elde eden Galatasaray Cafe Crown averajla yedinci sırada yer alırken, 3 galibiyet 1 mağlubiyeti bulunan Fenerbahçe Ülker ise averajla beşinci sırada yer alıyor. Bu arada yapılan protokol gereği Fenerbahçe Ülker taraftarı bu maçta salona alınmayacak diye de not düşelim..

Lider Beşiktaş Cola Turka ile ikinci sıradaki Efes Pilsen'in zorlu mücadelesi ise 15 Kasım 2009 Pazar günü saat 15:00'de başlayacak ve Murat Biricik, Mehmet Serdar Ünal ve Turgut Işık hakem üçlüsü tarafından yönetilecek. Spormax kanalından da naklen yayınlanacak olan karşılaşmanın biletleride Biletix'ten satışa sunuldu. Geçtiğimiz hafta oynanan Türk Telekom maçına göre çok daha fazla ilgi gören karşılaşmanın bilet fiyatları; Tribün 10 TL, Bench Arkası 40 TL ve Protokol 60 TL olarak belirlendi. Bilet satışlarının yüksek olması nedeniyle siyah-beyazlıların genelde boş olan pota arkasındaki portatif tribünü de kurduğu belirtildi. Ligde oynadığı 4 karşılaşmayıda kazanan Beşiktaş Cola Turka zirvede yer alırken, Efes Pilsen ise 3 galibiyet 1 mağlubiyet ile averajla ikinci sırada yer alıyor. Bu arada yaklaşık bir ay önce Teknosa Türkiye Kupası eleme grubu maçında karşı karşıya gelen iki ekibin o mücadelesini Efes Pilsen 81-80 ile kazanmayı başarmıştı. Beşiktaş Cola Turka'da sakatlığı süren Engin Atsür bu maçta oynayamayacak. Efes Pilsen'de ise çalışmalara başlayan ancak dün Olympiakos karşısında da forma giymeyen Preston Shumpert'ın durumu maç saatinde belli olacak..

5 Kasım 2009 Perşembe

Simas'ın Aklı Derbide..

Galatasaray Cafe Crown'ın Litvanya'lı yıldızı Simas Jasaitis, NTVSpor'a önemli açıklamalarda bulundu. Irmak Kazuk'un sorularını yanıtlayan deneyimli oyuncu, Sarı-kırmızılı formayı giydiği için mutlu olduğunu ifade ederken, takımda her şeyin yolunda olduğunu vurguladı.

Jasaitis; "Aslında buraya geleli daha neredeyse 1 ay oldu. Ama şu ana kadar her şey çok güzel. En ufak bir problemim bile yok. Sonuçta buradaki her şey benim için çok yeni. Yeni bir takım, yeni arkadaşlar, yeni bir sezon. Her şey yolunda gidiyor" diye konuştu..

Başarılı forvet Beko Basketbol Ligi ile ilgili olarakta; "Geçtiğimiz sezon İspanya'da oynadım ve bence İspanya Ligi Avrupa'nın en güçlü ve en sert ligi. Ama Türkiye Ligi'nin de üst düzey liglerden biri olduğunu biliyorum. Efes Pilsen, Beşiktaş Cola Turka, Türk Telekom, Galatasaray Cafe Crown ve Fenerbahçe Ülker gibi zirveye oynayan iddialı takımlar var. Bu da Beko Basketbol Ligi'ni daha da zorlaştırıyor" dedi.

Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Cafe Crown derbisini dört gözle beklediğini belirten Jasaitis, bir futbol maçında buluştuğu sarı kırmızılı taraftarlardan çok etkilendiğini de sözlerine ekledi.
Jasaitis; "Benim ülkemdeki Lietuvos Rytas-Zalgiris Kaunas maçları gibi olduğunu biliyorum. Bu maçlar hep tansiyonu yüksek mücadeleler olurlar. Galatasaray'ın bir futbol maçına gittim ve Galatasaray taraftarının takımlarını nasıl desteklediklerini gördüm. Belki basketbol maçlarında bu kadar seyirci olmuyor ama duyduğuma göre Fenerbahçe Ülker maçında bayağı bir taraftar olacakmış. Nasıl bir atmosfer olacak şimdiden merak ediyorum" şeklinde konuştu..

16 Ekim 2009 Cuma

En Büyük Kupa Yine Efes'e..

Efes Pilsen ile Fenerbahçe Ülker arasında oynanan 25. Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı, uzatma periyodu sonunda rakibini 81-74 yenen Efes Pilsen tarihinde 8. kez kazanmayı başardı..

Normal süresi 63-63 sona eren karşılaşmada özellikle hakem kararları çok tartışılırken, Efes Pilsen'li oyuncuların erken faul problemine girmesi lacivert-beyazlıların rotasyonunu iyice daraltsa da, uzatma bölümünde Kerem Tunçeri & Igor Rakocevic ikilisinin etkili oyunu ibreyi son şampiyona çevirerek bu kupanın da kazanılmasında önemli rol oynadı. Özelliklede; 13/13 ile serbest atış atan Sırp guard Igor Rakocevic, kaydettiği 26 sayı ile zaferin baş mimarı oldu.. Guard rotasyonunda; Willie Solomon, Lynn Greer, Tarence Kinsey gibi önemli oyuncular bulunan Fenerbahçe Ülker'de ise henüz sistemin oturmadığı ve bu oyuncuların maç içerisindeki rollerinin henüz netlik kazanmadığı da gözden kaçmayan önemli bir detaydı..

EFES PİLSEN (81):Mario Kasun (4 ribaund, 1 asist), Charles Smith 10 (4 ribaund, 2 asist), Igor Rakocevic 26 (4 ribaund, 3 asist), Preston Shumpert 4 (5 ribaund), Kerem Tunçeri 14 (1 ribaund, 2 asist), Bootsy Thornton 8 (6 ribaund, 1 asist), Kaya Peker 11 (9 ribaund, 1 asist), Ermal Kurtoğlu 1 (1 ribaund), Sinan Güler 3 (3 ribaund, 2 asist), Ender Arslan 4 (2 ribaund).

FENERBAHÇE ÜLKER (74): Willie Solomon 8 (4 ribaund, 4 asist), Ömer Onan 9 (1 ribaund, 1 asist), Semih Erden 14 (13 ribaund), Gordan Giricek 9 (2 ribaund, 3 asist), Kaan Mrsic, Lynn Greer 17 (2 ribaund, 1 asist), Oğuz Savaş 6 (1 ribaund), Tarence Kinsey 4 (3 ribaund, 1 asist), Ömer Aşık 4 (8 ribaund), Emir Preldzic 3 (7 ribaund, 3 asist).

4 Ekim 2009 Pazar

Kerem'den Mosturoğlu'na Yanıt..

Basketbol gündeminin son dönemdeki en önemli ismi Kerem Gönlüm, geçtiğimiz günlerde kendisi ve takımı ile ilgili doping konusunda çeşitli açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'na yaptığı yazılı açıklama ile yanıt verdi..

Tecrübeli oyuncu, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun doping testi ve Efes Pilsen Kulübü ile ilgili olarak yapmış olduğu şahsını da içine alan açıklamaları sonrası, bir basın açıklaması yapmayı gerekli gördüğünü belirterek; ''Bilindiği üzere kura çekimi sonucu tarafıma yapılan doping testinin pozitif çıkması sonucu başlatılan disiplin kovuşturması, TBF Disiplin Kurulu nezdinde devam etmektedir. Yargısal süreç devam ederken, özellikle de bu yargı sürecini ve yargı organını etkilemeye yönelik açıklamalarda bulunmanın hukuka aykırı olduğunu en iyi bilmesi gereken kişilerden biri, bu açıklamaları basınla paylaşarak kamuoyu yaratan ve mesleği avukatlık olan Şekip Mosturoğlu'dur'' ifadelerini kullandı.

Bu süreç sonunda TBF ve FIBA yargı organları tarafından alınacak hukuki karara saygılı olduğunu kaydeden Kerem Gönlüm, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Ancak Mosturoğlu'nun, dürüstlüğümü doping olayının iç yüzünü açıklamam koşuluna bağlamış olması, her şeyden önce kendisinin haddini aşan bir açıklamadır. Benim kişiliğimi ortaya koyacak emareler kariyerimde fazlasıyla vardır ve Türk spor kamuoyu, şahsıma gönlünde geniş bir yer açarak bunu ortaya koymuştur. 100'den fazla (A) Ulusal Takım forması giyme şerefine ulaşmış bir oyuncunun gerek kişiliği, gerekse sporculuğu hakkında karakterinin kalitesinin Sayın Mosturoğlu'nun koşullarına ve kriterlerine bağlı olmadığı kanısındayım. Geçmişime bakıldığında, sahada elimden gelenin en fazlasını vermeye çalıştığım herkesçe bilinmektedir. Her zaman en fazla koşan, en fazla performans ortaya koymaya çalışan bir sporcu olduğumu anlatmama gerek yok. Kamuoyu bu konuda görüşünü defalarca dile getirdi. Sportif başarı adına 'cathine' farkına gereksinimim olmadığı da açık. Bunu daha önce de açıkladım, yargı organları önünde savunmamda da belirttim. Sayın Mosturoğlu'nun, Disiplin Kurulu'nu hukuken âdeta yetersiz bularak hukuki betimlemelerde bulunmasını zamansız buluyorum. TBF Disiplin Kurulu'nun Fenerbahçe Spor Kulübü ve Şekip Mosturoğlu baskısından etkilenmeksizin, tarafsızlığını koruyarak, hukuk kuralları çerçevesinde en doğru kararı vereceğini umuyorum..''

Fenerbahçe Ülker'e Olympiakos Ağır Geldi: 77-87

Yeni sezon hazırlıkları çerçevesinde Atina'da BC Olympiacos ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker, bir dönem 23 sayı geriye düştüğü karşılaşmada güçlü rakibine 87-77 mağlup olmaktan kurtulamadı..

Fenerbahçe Ülker cephesinde sakatlıkları devam eden Tarence Kinsey ve Mirsad Türkcan bu maçta forma giymediler. Sloven forvet Emir Preldzic 16 sayı ile sarı-lacivertlilerin en skorer ismi olurken; Lynn Greer 12, Ömer Aşık 10 ve Gordan Giricek ise 9 sayı ile oynadı. Tecrübeli guard Willie Solomon ise bu mücadelede sadece 2 sayı atabildi..

Pire ekibinde ise NBA patentli forvet Josh Childress 18 sayıyla sahanın en skorer ismi olurken; Litvanyalı Linas Kleiza 11 sayı ile çift haneli skora ulaşan diğer oyuncuydu. Geçtiğimiz Avrupa Şampiyonasının parlayan isimlerinden; Ioannis Bourousis bu maçta 8 sayı atarken, Milos Teodosic ise karşılaşmayı 7 sayı ile tamamladı. Kırmızıların yıldız oyuncusu Theodoros Papaloukas ise karşılaşmayı; 6 sayı, 5 asist ile noktaladı..

Bu arada Olympiacos'un tecrübeli kaptanı Theo Papaloukas, karşılaşma öncesinde geçen sezon Olympiacos'da forma giyen Fenerbahçe Ülker'in yeni oyun kurucusu Lynn Greer'e tüm oyuncuların imzalarının bulunduğu bir formayı hediye etti..

27 Eylül 2009 Pazar

Kerem Gönlüm ve Kambala


Hayret ki hayret! Başta en büyük Fenerbahçe amigosu, sözüm ona yorumcu Selçuk Yula diyor ki; "Efes'in kazandığı şampiyonluk da, kupa da çakmadır. Kerem Gönlüm dopingli çıkmıştır da, başkalarının olduğu sanki garanti gibi... Neden medya buna gereken tepkiyi göstermiyor..."

Hemen ardından veya Selçuk Yula'dan az önce Aziz Yıldırım da, "Bayram geçsin, bu doping işiyle iyiden iyiye, yakından uğrayacağım" diye sallıyor.

Antu.Com durur mu? Onlar da başkanlarının ve amigo yazarlarına, vakayı adiye olarak, takılıp sitede yangına katılıyorlar.

Eeee, arkasındaki pisliğe bakmayıp sallayanının sonu ne olur bilir misiniz? Bilirsiniz bilirsiniz de, işinize gelmez.

Şimdi Selçuk Yula, Aziz Yıldırım ve ne kadar antu. com'cu varsa hepsine bir soru soracağım... Acaba 13 Aralık 2006 tarihinde, Euro Lig maçında, Yunanistan'ın Aris takımıyla karşılaşan Fenerbahçe basketbol takımında doping yapmış oyuncu var mıydı? Varsa, bu kimdi?

Şayet varsa, sizin o sezon kazandığınız ne kadar maç varsa, sizin mantığınızla o oyuncu oynarken veya şüpheli olabilecek ne kadar oyuncu varsa, hepsi acaba dopingli oyuncularla mı kazanılmıştı? Sizin, 2006-2007 sezonunda ulaştığınız şampiyonluk dopingli oyuncu oynattığınız için Çakma mıdır, değil midir?

Şimdi siz buna cevap verecek ne bilgiye, ne de yüreğe sahipsinizdir. O halde ben cevap vereyim... Aziz Bey, Selçuk Bey, Antu.Com.cular; Sizin uzun yıllar sonra 2006-2007 sezonunda elde ettiğiniz Türkiye Basketbol Şampiyonluğu, 13 Aralık 2006 tarihinde Euro Lig'de oynanan Aris maçında dopingli çıkıp, iki sene ceza alan Kaspars Kambala nedeniyle, sizin deyiminizle "Çakmadır."

Bu nedenle Efes ‘in şampiyonluğuna leke sürmek, bu açıdan hiç mi hakkınız değildir. Siz önce kendi arkanıza bakacak, sonra başkalarının başarısına gölge düşürmeye uğraşacaksınız. Tabii arkanız temiz ise... Şöyle bir düşündüm. Daha doğrusu sizin kafanızla düşündüm. O sezon şampiyon olan takımınızda acaba Kambala'nın dışında da dopingli oyuncu var mıydı? Öyle ya bu iş kurayla iki oyuncu üzerinden belirleniyor... Pislik atmak bu kadar kolay mı?

Ne dersiniz?

Bırakın safsatayı, onun bunun dolmuşuna gelmeyi... Kime mi sesleniyorum? Tabii ki Fenerbahçe yönetimine... Öyle ya Dünya Kulübü değil misiniz?
Kemal BELGİN- Medyaspor

23 Eylül 2009 Çarşamba

Efes Pilsen'den Yıldırım'a Sert Yanıt..

Efes Pilsen Kulübü, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın medyaya yansıyan demeçlerine yayınladığı bir basın bülteni ile cevap verdi. Aziz Yıldırım geçtiğimiz günlerde bazı gazetecilere; "Medya Efes’e bu konuda torpil yapıyor. Bu olay bir Fenerli oyuncuda çıksaydı, dünyada bizim peşimizi bırakmazlardı. Yerden yere vururlardı. Bu doping olayı çıksın ortaya. Bakalım başka kimlere verilmiş o ilaç? Bana gelen iddialara göre de o maçta takımın çoğunda doping var. Bu nedenle mutlaka araştırılmalı.. " şeklinde açıklamalar yaptığı söylenmişti..
Efes Pilsen Kulübü tarafından kulüp bünyesinde bulunan bütün oyuncularının yıllardır hem Avrupa Ligi, hem de Türkiye ligi maçlarında defalarca doping testlerine tabi tutulduğu vurgulanan açıklamada; ''Kerem Gönlüm ile ilgili hukuki süreç devam ederken ve henüz Disiplin Kurulu'nca herhangi bir karar verilmemişken, oyuncularımız ve kulübümüz hakkında iftira boyutuna ulaşan iddia ve açıklamaları hayretle ve üzüntüyle izlemekteyiz. Bilindiği gibi yapılan doping kontrollerinin sonuçları Basketbol Federasyonu'na gelmektedir. Söz konusu maçın sonrasında diğer bir sporcumuz Mario Kasun'dan da örnek alınmış ve test sonucu 'Negatif' çıkmıştır. Kaldı ki uzmanlar 'Cathine' olarak adlandırılan sakıncalı maddenin performans artırıcı doping amacıyla kullanılan bir madde olmadığını ifade etmektedirler.'' denildi.

Açıklamada ayrıca; ''Bir oyuncumuzda rastlanan sakıncalı maddeden hareketle bütün oyuncularımızı ve kulübümüzü karalamaya çalışmak fanatizmden kaynaklanan iftiradan başka bir şey değildir. Bu çabaları 'Çamur at izi kalsın' yaklaşımının tipik bir örneği olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca Kerem Gönlüm'ün bilerek ve isteyerek sakıncalı bir madde aldığı kanaatinde değiliz. Kulübümüzün yanı sıra milli takımımız için de önemli bir oyuncu olan ve son Avrupa Şampiyonası'nda eksikliğinin hissedildiği açıkça dile getirilen Kerem Gönlüm'ü basketbola tekrar kazandırmak için elimizden geleni yapıyor ve kendisini tüm gücümüzle destekliyoruz. Spor camiasında görev ve sorumluluk taşıyan herkesi sorumluluklarının bilincinde davranmaya davet ediyor, bu karalama kampanyasını yürütenler hakkında yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.'' ifadeleri yer aldı..

19 Haziran 2009 Cuma

Ceo+Koç Taktiği Revaçta


Dediğimiz gibi revaçta şimdilerde bir genel sorumlu, altına bir koç verme işi. Fenerbahçe Ülker'de ve Türk Telekom'da düşünülüyor bu sistem. Kimlerle mi?


Fenerbahçe Ülker:

Genel Sorumlu(CEO): Aydın Örs

Baş Antrenör: Oktay Mahmudi


Türk Telekom:

Genel Sorumlu(CEO): Ercüment Sunter

Baş Antrenör: Murat Özyer

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Zirve Ankara'da Belirleniyor

Beko Basketbol Liginde normal sezonun son haftasına girerken ilk dört mücadelesi heyecanı son hafta devam edecek. Efes Pilsen'in liderliği garantilediği ligimizde Play-Off'lar öncesi; ikinci, üçüncü ve dördüncü sıranın belirlenmesi son maçlara kaldı. Zirvenin belkide en önemli randevusunda haftaya ikinci sırada giren Türk Telekom ile dördüncü sırada bulunan Galatasaray Cafe Crown, Ankara Atatürk Spor Salonunda karşı karşıya gelecek..

9 Mayıs 2009 Cumartesi günü, saat 15:00'te başlayacak mücadeleyi basketbolseverlerin ücretsiz olarak izleyebileceği açıklandı. Karşılaşmayı ev sahibi Türk Telekom kazanırsa ligi ikinci sırada tamamlayacak ve olası bir Play-Off eşleşmesine 1-0 önde başlayacak. Galatasaray Cafe Crown ise bu sonuçla dördüncü sırada normal sezonu tamamlayacak. Karşılaşmayı eğer sarı-kırmızılılar kazanırsa iki ihtimal bulunuyor. Fenerbahçe Ülker sahasında Pınar Karşıyaka'yı yenerse ikinci sırada sezonu tamamlayacak ama eğer mağlup olursa sıralama üçlü averaja bağlı olacak. Galatasaray'ın dördüncü sıradan kurtulmak için rakibini mutlaka en az 17 sayı farkla mağlup etmesi lazım ve Fenerbahçe Ülker'in galip gelip ikinci sırada yer alması lazım. Çünkü Fenerbahçe de mağlup olup sıralama üçlü averaja kalırsa, üçlü averajda da en kötü averaja sahip takım Galatasaray Cafe Crown olacak..

Bu zorlu karşılaşma öncesinde ev sahibi ekipte sakatlığı nedeniyle geçen hafta forma giymeyen Khalid El-Amin'in bu maçta oynayabilecek olmasının sevinci yaşanıyor. Türk Telekom cephesinde; ayağında stres kırığı bulunan ve yaklaşık 3 hafta sahalardan uzak kalacak Chris Lang dışında eksik oyuncu yok şu an için. Konuk Galatasaray Cafe Crown'da sakatlığı süren Milan Gurovic kadroda olmayacak. Bu arada kulüpte yaşanan maddi kriz ve oyuncuların yaklaşık üç aydır paralarını alamaması Galatasaray cephesinde moralleri oldukça bozdu. Antrenmana çıkmayan oyuncuların bu maçta gösterecekleri performans ise merak konusu..

5 Mayıs 2009 Salı

Aydın Örs Korkusunun Nedenleri



Kemal Erdem Hamamcıoğlu tarafından kaleme alınmıştır.

Türk Basketbolu’ndaki sır perdesini aralamaya önce Aydın Örs olayıyla başlamakta fayda var. Diğer yazılarımızda değiniriz öbür konulara. Zira başarılarıyla herkesin gönlünde taht kuran ülkenin yetiştirdiği gelmiş geçmiş en başarılı en beyefendi ve en iyi koçun ayağı sürekli kaydırıldı.

Aydın Ağabey zamanında Milli Takım'da müthiş bir sinerji yakalamıştı ki hakemlerin lobisine takılmasak Avrupa Şampiyonluğu yaşayacaktık. 32. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda finalde Yugoslavya karşısında rakibe değil maçın İspanyol hakemine kaybetmiştik. Daha sonra gelişen süreçte Aydın Ağabey sistematik bir biçimde Milli Takım’dan koparıldı. Aslında onun koparılmasında amaç herhangi bir şekilde parkelerdeki başarı ya da başarısızlık dengesi değil aksine ilersi için bir tehlike olarak görülmesiydi.

AYDIN ÖRS NEDEN MANİPÜLE EDİLİYOR ?

Aydın Örs’ün kariyerini, yaptıklarını, yaşattıklarını buraya yazmama gerek var mı ? Olduğunu sanmıyorum. Efes Pilsen, Milli Takımlar ve son olarak Fenerbahçe’de yaptıkları ortada. Peki hiç düşündünüz mü neden bu kadar başarılı bir koçun sonu sürekli ayak oyunları eşliğinde hüsranla sonuçlanıyor ?

Efes Pilsen kariyerinin sonlanma şekli zaten hiç şık olmadı. Efesli idarecilerin sözde büyüklükleri (!) soyunma odası koridorlarında Aydın Örs’e, ağızlara alınmayacak küfürler edecek kadardı. Evet evet bunu da yaptılar; ve Örs’ün Efes’teki son senesinde yemediği hakaret kalmadı. Peki siz bunu hiç Örs’ün ağzından duydunuz mu ? Hayır.. Duyamazsınız zira o kadar büyük bir insan ki karşısındakinin küçüklüğünü asla dışa vurmayacak kadar adam gibi adam kendisi.

Efes ve Milli Takım’daki o başarı sürecinde Aydın Örs hızla Basketbol’un en önemli ismi olarak ilerliyordu ve herkesin içten içe dillendirdiği bir şey vardı ‘’Örs aktif koçluğu bıraktığı zaman Federasyon başkanı olmalı..’’. Hah işte bu noktada Örs’ün Federasyon Başkanlığına kadar yükselmesinden ben gocunmam kim gocunur ? Kim, kim siz söyleyin.

Örs’ün yanında yetişen ve daha sonra baş koçluğa geçiş yapan kişilerin asla ve asla hiçbir röportajında ‘’Beni Örs yetiştirdi..’’ diyememesi bir tesadüf müdür ? Mahmudi, Örs’ten hiç mi bir şey kapmadı ? Ama o hiçbir röportajında Aydın Örs’ten övgüyle söz etmedi belki de edemedi. Telkin mi aldı acaba ? Örs’le aram iyi gibi gözükürse benim de ayağımı kaydırırlar mı diye düşündü Örs’ün yetiştirdiği isimler..

Hadi burayı kısa geçelim mesajı almışsınızdır.

Aydın Örs’ün önünü kesmek için yapılan 1. Operasyon başarı ile sonuçlanmıştı ve bir anda Milli Takımlar’daki istenmeyen olaylar ve Örs’ün gidişindeki süreç bir adım da olsa Örs’ün geri planda kalmasına neden olmuştu.

EFSANE ADAMA EFSANE TAKIM YAKIŞIR DEDİLER... PEKİ YA SONRA?

Aydın Örs’ün gönlü kırıktı basketbola karşı. Yaşadığı vefasızlıklar nedeniyle üzgündü. Türk Basketbolu’na yaşattığı başarıları bir kenara bırakalım, yanında yetiştirdiği emek verdiği isimler sırt dönmüştü kendisine. Düşünün emek veriyorsunuz bir insana, üzerinde hakkınız var o kişinin; bir çok kişiye el uzatıyorsunuz, bir çok kişiye yardımlarda bulunuyorsunuz, bir çok oyuncunun çıkışında payınız oluyor ve bir çok insanın basketbol dünyasında saygınlık kazanmasında etken oluyorsunuz ama o adamlar size sırt çeviriyor rant uğruna, bir yerlere gelebilme adına..

Bu ülkede adam gibi adamların kaderi midir vefasızlık yaşamak ? Aydın Ağabey bunu defalarca yaşadı. Gönül ister ki bu yazı dizisinin ilk ayağında herkes önce kendini Aydın Ağabey'in yerine koysun, daha sonra ona bunları yaşatanların... Ve farkı görün, sonra biraz da olsa düşünün.

Aydın Örs çok iyi bir Fenerbahçelidir, bunu her zaman söyler. Gel dediler Örs’e, basketbolumuzu sana emanet edelim dediler. Aydın Örs, adam sandığı kişilere güvendi ve Fenerbahçe ile para denen şeyi konuşmadan boş kağıda imzayı çaktı.

Aydın Örs’ün, Fenerbahçe ile yaptığı kontratta kesinlikle ve kesinlikle para ile ilgili bir ibare yoktur ki tazminat mazminat falan hiç yoktu. Başka bir deyişle Tanjevic, Aydın Örs’ün Fenerbahçe kariyeri boyunca aldığı parayı 1 yılda kazandı. Hatta orantılarsak 1 yıldan da az eder herhalde. Üstelik kovarsan Tanjevic’i, 1.5 milyon dolar civarıda tazminatı paşa paşa ödemek zorunda kalırsın.

Aydın Örs aldı Fenerbahçe’yi ve Ülker’le birleşmeden önce kısıtlı imkanlarla iyi yerlere getirdi, Avrupa’da final-four oynattı. Ülker’le birleşildi ve 100. yılda tarihe geçen bir başarıya imza attı.

Fenerbahçe-Ülker’de Aydın Örs’ün şampiyonluk yaşayacağı zaten belliydi. Tribünlerde Aydın Örs sesleri tekrar gür bir sesle yükselirken Fenerbahçe koçu olmasına rağmen G.Saraylısıda, Beşiktaşlısıda saygı duyuyordu ona. Bu şu demek oluyor, bir koçu her kulüp taraftarı seviyorsa bu adam Türk Basketbolu’nda yarın seçim olsa taraflı tarafsız herkesin benimseyeceği bir isim olacak. Biz bu filmi daha önce görmedik mi ? Aaa yazının başında görmüştük di mi ama.



AYDIN GİTMELİ

Aydın Hocanın tekrar zirveye yürüyüşü daha başından birilerini rahatsız etmişti ki ‘’100.yılda şampiyon yapar bir de gelecek sezon Euroleague’de F-4 yaptırırsa takıma 2010’dan sonra koçluğu bırakır Federasyon Başkanlığına oynar bizde yanarız.’’ durumlarına neden olmuştu.

Sezon sonuna kadar beklenmesi bile takdir edilmeli aslında!! Bakın çok açık ve net bir şey var:

100.yılda Euroleague’de başarı beklenmiyordu. Mahmut Uslu'nun, Aydın Örs’e, ‘’Aydın bu takım bu sene ligde şampiyon olsun, Euroleague’de top-16 olmasa da olur, seneye bakarız ona da..’’ demesi zaten hedefin Türkiye olduğunun belgesidir. Aydın Örs tüm planlarını 100. yılda gelecek şampiyonluk üzerine yaparken, Kasım ayında kuyusu kazılmaya başlanıyordu.

Talimat verilmişti, ‘’Aydın Gitmeli..’’. Talimat devam etmişti ‘’Kadronuz zaten iyi, kim gelse şampiyon olursunuz.’’. Bahene de hazırdı ‘’Euroleague’de başarılı olamıyoruz..’’.

Euroleague’in ilk etap maçlarında Fenerbahçe peşpeşe maçlar kaybedince düne kadar Euroleague önemsiz bu sene diyen Mahmut Uslu, sızlanmaya başlıyordu. Eh dost sözü dinleyecekti en nihayetinde, bahane bulmalıydı. Ancak bir sorun vardı ; talimatta yeni koç önerisi Tanjevic olarak verilmişti fakat sezon ortasında Aydın Hoca gönderilip Tanjevic gelseydi bunun izahı olamazdı. Siz geçici koç bulun dendi, arayış da başladı. Çetin Yılmaz’ın kapısı çalındı fakat Çetin Yılmaz, Aydın Ağabeyi'ni satmadı. Ergin Ataman’ı da tutup getiremezsiniz ya, ne de olsa Uslu ile kavgalı. Halil Üner’e gidilse taraftarın tepkisi çığı gibi büyürdü. Eh napalım dediler sezon sonuna kadar kalsın. Kasım ayının ortasında Aydın Örs’ün bileti kesildi ve Tanjevic’le anlaşma yapıldı.

Bir taşla bir çok kuş vuruldu ;

-Tanjevic ‘’Bana kulüp bulun yoksa Avrupa’da çalışırım..’’ demişti ona yurt içinde kulüp bulundu.
-Aydın Örs, Fenerbahçe’nin başından koparıldı.
-Aydın Örs artık kimse için bir tehdit değildi çünkü o artık koçluk yapmayacaktı ve basınıngündeminden de, halkın gündeminden de düşecekti.

ADAM GİBİ ADAM

Tüm bu olup bitenden sonra önce G.Saray kulübü ‘’Gel bizim koçumuz ol sana sahip çıkarız..’’ dedi, ardından aynısını Beşiktaş kulübü dedi. Ancak Aydın Örs’ün her ikisi takıma cevabı farklı değildi, ‘’Ben Fenerbahçeli Aydın Örs’üm, teklifiniz için teşekkürler ama ben onlara yani F.Bahçe taraftarına bunu yapamam.’’.

Aydın Örs Türkiye’de nereye giderse gitsin mutlaka bu ayak oyunlarına kurban olacaktır çünkü onun ileride Federasyon Başkanlığına oynamasını istemeyen bir grup şu anda bu ülke basketboluna hakim olan gruptur.

Ancak ;

Bundan birkaç ay önce Aziz Yıldırım’ın, Aydın Örs’ü arayarak ‘’Gel bizi kurtar..’’ demesi, Aydın Örs’ün sezon ortasında prensip gereği görüşmeyeceğini söylemesi ile birlikte bir süre unutulacak olsa da (ki gelen haberlere göre Örs, F.Bahçe söz konusu olduğu için sezon sonu teklife hayır demeyecek.) yeni bir savaşın başlamasına neden olabilir.

Hala bazıları için bir tehdit olan Örs’ün tekrar koçluğa dönüş yapması; hem de Fenerbahçe’de, hem de afaroz edilecek olan Tanjevic’in yerine dönüş yapması... Ortalık bu yaz çok sıcak olacak galiba, bu sefer savaş başlayacak. Kim kime nasıl tavır koyar, neler olur yukarılarda neler biter onu o zaman göreceğiz.


--------------------------------------------------------------------------------

Yukarıdaki yazı NBATURKA sitesinin genel yöneticisi Kemal Erdem Hamamcıoğlu tarafından kaleme alınmıştır,kendisine çok teşekkürler.

30 Nisan 2009 Perşembe

King Solomon'dan İlginç Açıklamalar

NBA'de sezonu son sırada tamamlayan Sacramento Kings'te istediği şansı bulamayan ve tekrar Fenerbahçe Ülker forması giymeye başlayan Willie "The King" Solomon'dan NTVSpor'a ilginç açıklamalar geldi..

Bir süredir adı Türk Milli takımı ile de anılan başarılı guard; "Şu anda herşeyimle lige konsantre oldum. Ama Türkiye Milli Takımı'nda oynamak benim için çok önemli bir tecrübe olur. Şu ana kadar kimseyle konuşmadım. Ancak teklif gelirse ailemle oturup konuşurum. Kulübün görüşünü alır bunu değerlendiririm. O düzeyde mücadele etmek benim için önemli bir deneyim olur" dedi.

Yıldız oyuncunun bu demecinin aksine kulislerde konuşulanlar ise; Turgay Demirel'in bu oyuncunun ülkemizdeki sicilinin pek parlak olmadığını ve tuvalet ihtiyacını bir ticari taksinin kaportasında gidermesinin halen unutulmadığını bildiği için Solomon'ı veto ettiği, yerine ise Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin başarılı guardı Chris Lofton'ın düşünüldüğü yönünde..

Röportajın geri kalanında; kendisiyle ABD'de olduğu dönemde bir çok takımın ilgilendiğini ancak Fenerbahçe'yi tercih ettiğini de belirten Solomon, "Bana Galatasaray'dan teklif gelse dahi bunu kabul etmem. Ben Fenerbahçe'de oynuyorum. Galatasaray ya da Beşiktaş forması giymem. Türkiye'den bazı teklifler oldu ama Fenerbahçe dışında bir takımda oynayacağıma başka bir ülkeye giderim" diye konuştu..

25 Nisan 2009 Cumartesi

Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Cafe Crown




89-62 ile Fenerbahçe rahat kazandı. Maçla ilgili söylenilecek çok fazla şey yok ama biz yine kendimize has şekilde birşeyler karalayıverelim.

Fenerbahçe Ülker bu galibiyetle birlikte yarı finalde Efes'in rakibi olmayacağını bir nevi kesinleştirirken, ezeli rakibini o ateşin içine atıverdi. Fenerbahçe Ülker neredeyse 90 sayı atarken en fazla sayı atan oyuncularının 16 sayı atmış olması ve tüm oyuncularından skor bulması gibi özellikleri ile çok iyi bir takım olduğunu gösterdi,yani takım olmuşlar bunu söylemek istiyorum. Solomon'u da beklenildiği gibi bağrına bastı taraftarlar,daha da yukarılarda başarılara ulaşmaları olası. Zamanında Tanjevic Smush Parker'ı reddetmişti; o zaman garipsemiştim ama şimdi bakıyorum da ne kadar haklıymış adam diyorum.

Galatasaray'da da sezonun özeti oldu diyebilirim bu maç için, sen koç istememesine rağmen tutar da taraftara artislik yapmak,koltuğunu sağlama almak için gider Hosley'i alırsan, üzerine de koçun ağzına bir parmak bal çalarsan Tolliver ile olacağı bu. Ne düzen kalır ne de birşey. Öyle olunca da Avrupa'nın en iyi 4 numaralarından Dejan Milojevic'i 15 dakika oynatabilirsin,Tolliver gibi şu an için ne idüğü belirsiz bir herif bile daha çok top kullanır o adamdan. Niye,çünkü Milojevic asil bir oyuncu,düzensizliğin hakim olduğu takım da biraz zor top kullanır. Basketbolu iyi bilen oyuncuları gönderirsen; sonra üzerine de ABD'li alman gereken mevkiye oyuncu getirmeyip Avrupalı getirmen gereken mevkiye imkanın olmasına rağmen Jankunas,Bajramovic gibi sistem oyuncularını değil de Tolliver gibi normal maçlarda aldığını potaya sallayan, zorluk seviyesi yüksek maçlarda tabiri caizse tırsıp hiç top kullanmayan bir adam getirirsen olacağı budur. Burada Tolliver'ı eleştirmiyorum, bence kendisi iyi de oynuyor; neyi eleştirdiğim de belli de işte yanlış anlaşılmayalım. Sonra da tutarsın bir gideceğim bir kalacağım diye açıklamalarda bulunursan,sana en güzel cevap taraftardan gelir...
"Allah'ım ver bize hayır,
Yeter artık Dedehayır"

Galatasaray basketbol şubesi çok yanlış yönetiliyor. İç çekişmeler takımın başarı durumunun önüne geçiyor.

Sonuç olarak Efes Pilsen-Fenerbahçe Ülker finali yakın gibi duruyor,bana göre bu iki mükemmel takım finalde karşılaşacaktır.

23 Nisan 2009 Perşembe

Graves Kılıcını Çekti

Galatasaray Cafe Crown'ın en skorer ismi olan Antonio Dapries Graves'ten 24 Nisan Cuma günü oynanacak Fenerbahçe Ülker derbisi öncesinde oldukça iddialı açıklamalar geldi..

Kulübün resmi sitesine açıklamalar yapan 24 yaşındaki genç skorer, Fenerbahçe Ülker derbisinin tarihsel kökeni nedeniyle Beko Basketbol Ligi’ndeki en heyecanlı maç olduğunu söyledi ve “Sezonun ilk yarısındaki maçı kazanarak gösterdik ki Fenerbahçe Ülker’i her zaman yenebiliriz" dedi. “Hepimiz bu maç için hazır ve heyecanlıyız” diyen başarılı guard, Galatasaray taraftarının salonda yer alamayacağı için üzüldüğünü ama bunun kendileri için fazla bir dezavantaj yaratmayacağını vurgularken, “Bizi televizyondan da olsa izlediklerini biliyor olacağız. Onlar için tüm kalbimizle oynayacağız” dedi.

Fenerbahçe Ülker’e dönen Willie Solomon’ın ünlü bir oyuncu olduğunu ve yarın oyun kurucu olması halinde ilk kez Solomon’ı tutacağını belirten Antonio Graves, “Kendisini birkaç kez NBA’de izledim ama hakkında fazla bir şey bilmiyorum. Avrupa kariyeri çok iyi. Büyük bir oyuncu. Ama ben de büyük bir oyuncuyum ve benim takımım daha iyi. Oyuncularımızın kalitesi daha yüksek. Bu derbiyi kazanacağımıza inanıyorum. Ligin en zevkli maçı olacak.” diyerek sözlerini noktaladı..

22 Nisan 2009 Çarşamba

Kırk Yılda Bir


Nedim Karakaş dün FB TV'de programa çıkmış ve mantıklı şeyler söylemiş,bu olay kırk yılda bir yaşandığı için ben de buraya taşıyayım dedim. :)

Şaka bir tarafa sayın Karakaş Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi taraftarını övmüş,biz de sürekli övüyoruz ama bu farklı. Bana kalırsa bu Selçuk Üniversitesi taraftarını övmekten öte bir yakınma var orada istemsiz olarak,nacizane... Nihayetinde bomboş tribünlere oynuyorlar maçlarını,haklı tabii adam da. Öte yandan taraftarımızın basketbolu çok iyi bildiğini, her iki takımı da alkışlamayı ama takımını desteklemeyi ihmal etmediğini söylemiş. Bunun yanında Cengiz Karadağ ve ekibinin bu ligin hedefleri doğrultusundaki en başarılı takımı olduğunu söylemiş. Biz de sakal olsa,ah bir olsa... :)

Oğuz-Hakan-Semih Üçlüsü ile Aydın Örs


Aydın Örs'e yapılanları hepimiz bilirdik de, sağolsun Kemal(Erdem) Abi bizi geçen günlerde daha da bir güzel aydınlattı. Yuh artık diyeceğimiz noktalar bile oldu hani. Bunlardan bir tanesinin kahramanları da Semih Erden,Oğuz Savaş,Hakan Demirel üçlüsü. Kendileri sürekli üst tarafa gidip bizi oynatmıyor,ya da oynatmayacak diye şikayet ediyorlarmış Aydın Hoca'yı. Olmadı da gidip oyuncağını alan abisini annesine şikayet eden kreşteki çocuk gibi gidip ana-babalarını getirmiş ve yönetime baskı uygulamışlar. Helal olsun valla, ne desem bilmem ki; ben iyimser olarak vefasızlık diyeyim geçeyim,siz tamamlayın işte.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Solomon'un Dönüşü


Nasıl etkileyecek Fenerbahçe'yi bilemiyorum. Gricek'in gelişi ile Emir ve Devin Smith'in düşüşe geçmesi gibi bir durum farklı oyuncular üzerinde yaşanır mı bilemiyorum. Sonuçta egosu olan bir yıldız Solomon,bunu da Ntvspor'a verdiği röportajda belli etmiş hemen. Ben yokken kazanmış Efes,Galatasaray ve Beşiktaş ama ben onlara gösteririm demiş adeta... :)
Zaman,zaman,zaman...

14 Nisan 2009 Salı

Bir Derbi de Kupada..

Futbol, Voleybol derken Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin son durağı bu kezde Bayanlar Teknosa Türkiye Kupası Finali oldu. Kupa yarı finalinde Tarsus Belediyesi'ni 84-71 mağlup eden normal sezon lideri Fenerbahçe ile Samsun Basketbol'u 85-82 mağlup eden Euro Cup şampiyonu Galatasaray arasındaki final maçı 14 Nisan Salı günü saat 15:30'da oynanacak ve NTVSpor ekranlarından naklen yayınlanacak.

Bu arada Galatasaray'ın başarılı guardı Esra Şencebe'nin Samsun Basketbol maçında rakip oyuncu Julie McBride ile çarpışması sonucu burnunda bir zedelenme meydana geldi ve bu oyuncunun final maçında oynama olasılığının çok düşük olduğu açıklandı.. Ligdeki iki maçıda Fenerbahçe kazanmıştı, turnuvaya Avrupa Şampiyonu apoleti ile çıkan Galatasaray ise sezon başındaki hedeflerinden birine daha ulaşma amacında. Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Euro Cup'ı müzesine götüren sarı-kırmızılılar sezonun üçüncü kupasına da talip fakat son günlerdeki yoğun maç temposunun takıma etkisinin ne ölçüde olacağı ise henüz kestirilemiyor. Temennimiz ise; olaysız ve adına yakışır bir derbi olması..

26 Mart 2009 Perşembe

Pamukspor Salonu,YSK ve Fenerbahçe Yönetimi


Başıkta ismi geçen salon demeye bin şahit isteyen yerle ilgili internette bulabildiğim tek resim gördüğünüz resim. Bu yukarıda gördüğünüz salona benzeyen yerde de Fenerbahçe bayan basketbol takımı yarın Panküp Ted Kayseri Koleji ile play-off ilk maçını oynayacak.Caferağa Spor Salonun kullanılmıyor olmasının sebebi de Caferağa'nın Yüksek Seçim Kurulu tarafından pazar günü gerçekleşecek yerel seçimler için kullanılıyor olması.
İlk olarak salonla ilgii biraz bilgi verelim isterseniz. Daha önce de Fenerbahçe bazı maçlarını bu salonda oynadı diye hatırlıyorum. Bunun yanında salon (sıkı durun) tam 500(yazıyla beşyüz) kişiyi aynı anda ağırlayabiliyor(!).Ayrıca E5 yolu üzerinde,Maltepe'de bulunuyor salon.
Yüksek Seçim Kurulu'nun(YSK) Caferağa'yı kullanacak olması da bir garip. Koca İstanbul'da seçimleri gerçekleştirecek yer mi kalmadı yahu? Git Pamuktepe mi Pamuksalon mu her ne haltsa o salonu kullan,rezil etme basketbolumuzu. Özerk bir yapısın pekala ama özerk olman farklı özerk kuruluşların işlerinin içine etme yetkisi veriyor mu sana? WNBA'de teknoljinin son haddine kadar kullanıldığı salonlarda basketbol oynayan Amerikalı kızlar senin Pamuğunu gördükten sonra nasıl konuşurlar bu ülkeyle ilgili,bu ülkenin basketbolu ile ilgili hiç düşündün mü? Ama sanane ki bundan,doğru...
Fenerbahçe Yönetimi de sütten çıkmış ak kaşık değil tabii... Oynayacak salon mu bulamadınız İstanbul'da da bir play-off maçını o yerde oynama kararı aldınız? Sağda-solda çıkıp "Ben oyuncuların isimlerini bilmem ama İtalya'dan bir guard almaya çalıştık olmadı.",diyeceğinize bu işlerle ilgilenseniz biraz olmaz mı? Ayıptır,yazıktır,günahtır efendim,nacizane....